Lernen Sie, wie man mazeret in einem Türkisch Satz verwendet. Über 38 handverlesene Beispiele.
Bu mazeret değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Kötü davranışı için kendini mazeret gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Niçin gelmediği hakkında mazeret bildirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun davranışı için herhangi bir mazeret olduğunu sanmıyorum. Aynı zamanda, onun söylemek zorunda olduğunu dinlememiz gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Mazeret beyan etmeyi bırak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir mazeret.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun için mazeret beyan etmem.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un karısı onun için bir mazeret temin edecektir.
Translate from Türkisch to Englisch
O iyi bir mazeret.
Translate from Türkisch to Englisch
Mazeret bulmada zekidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen mazeret üretme.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen mazeret istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu öpmek için bir mazeret olarak ökse otu kullandım.
Translate from Türkisch to Englisch
O, sudan bir mazeret.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu acıklı bir mazeret.
Translate from Türkisch to Englisch
Uyuyakalmak geç kalmak için bir mazeret değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kanunu bilmemek mazeret teşkil etmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne? Ödevini bir futbol maçı yüzünden yapmadın mı? Bu bir mazeret değil!
Translate from Türkisch to Englisch
Ne? Ödevinizi bir futbol maçı yüzünden yapmadınız mı? Bu bir mazeret değil!
Translate from Türkisch to Englisch
Mazeret üretmeye çalışmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben herhangi bir mazeret istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Olası bir mazeret olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir mazeret değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Cehalet mazeret değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hiçbir mazeret beyan etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım hepiniz mazeret izni alacaksınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Geç kaldığın için iyi bir mazeret bulsan iyi edersin.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl nikahı geciktirmek için başka bir mazeret buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl bir mazeret hazırlıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sadece bir mazeret.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben hiç mazeret göstermeyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un davranışı için mazeret yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Mazeret göstermeyeceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tembel bir adam her zaman mazeret bulur.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami cinayetin zamanı için bir mazeret verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir şeyi yapmak isteyen bir yol bulur. İstemeyen ise mazeret.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu mazeret olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Buna mazeret bulunamaz.
Translate from Türkisch to Englisch