Lernen Sie, wie man meşe in einem Türkisch Satz verwendet. Über 38 handverlesene Beispiele.
Kör bir sincap bile bazen bir meşe palamudu bulur.
Translate from Türkisch to Englisch
O, meşe ağacından bazı dallar kesti.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiftler baş harflerini meşe ağaçlarına kazıdılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Çift baş harflerini meşe ağacına kazıdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Julio, eski meşe ağacına kurduğum salıncakta sallanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İskambil destesini meşe masaya koy.
Translate from Türkisch to Englisch
Meşe ağacı fırtınadan sonra ayakta kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuklar meşe oyunları için yerde küçük bir oyuk açtılar.
Translate from Türkisch to Englisch
O büyük, ihtiyar meşe ağacının dibinde çimlere uzanıp, gövdesine adlarımızın baş harflerini kazıyacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen bir çocukken bizim meşe ağacına tırmanırdın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tepede meşe ağaçları var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Arka bahçemizde büyük bir meşe ağacımız var.
Translate from Türkisch to Englisch
Aç domuz meşe palamutları hayal eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşlı adam bir meşe kadar sağlıklı ve güçlüdür.
Translate from Türkisch to Englisch
Zehirli sarmaşık ve zehirli meşe bitkiler arasındaki nasıl ayrım yapacağınızı biliyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Meşe ağaçlarının olduğu yere meşelik denir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sincaplar meşe palamudu yer.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un o çiçekleri meşe ağacının yanına dikeceğini düşünüyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un, laleleri meşe ağacının yanına dikeceğini sanıyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir meşe kesti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom okulun önündeki büyük meşe ağacına adının baş harflerini kazıdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir meşe ağacı kadar güçlü.
Translate from Türkisch to Englisch
Çift meşe ağacının üzerine kendi baş harflerini kazıdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sincap meşe palamudu kaskını giydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Meşe ağacının gölgesinde, Tom ve Mary bütün gün boyunca birbirlerine haiku okudu.
Translate from Türkisch to Englisch
Mahallenin gençleri meşe ağaçlarının altında dallar ve çalı çırpı topluyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşlı meşe ağacı neredeyse evden daha yüksekti.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir meşe palamudu yediğinde, Mario bir uçan sincaba dönüşür.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir meşe ağacı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sincaplar meşe palamudu sever.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım bu, bu adadaki en yaşlı meşe ağacı.
Translate from Türkisch to Englisch
Akdeniz ormanlarında birçok çeşit ağacımız var: meşe, çam, söğüt, dişbudak, karaağaç ve diğerleri.
Translate from Türkisch to Englisch
Gördüğün ağaç meşe.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ormanda meşe ağaçları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Meşe palamudu yeniyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Kalman çadırını kocaman bir meşe ağacının altına kurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Amanas, meşe palamudu yemekten hoşlanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Meşe palamutları, domuzları semirtmek için mükemmel bir besindir.
Translate from Türkisch to Englisch