Lernen Sie, wie man mecbur in einem Türkisch Satz verwendet. Über 16 handverlesene Beispiele.
Kimse beni istemediğim bir şeye mecbur edemez, tamam mı? Eğer evleneceksem bana adam gibi evlilik teklifi yapılır, o zaman düşünürüm! Öyle sepet gibi atıp tutamaz kimse!
Translate from Türkisch to Englisch
Oraya gitmeye mecbur edildim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu yapmak istemiyorsan, mecbur değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Mecbur kalmadıkça bize yardım etmediler.
Translate from Türkisch to Englisch
O unutmaya mecbur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, yeni dairesine taşınmak için yardım almaya mecbur.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben yalan söylemeye mecbur kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurala uymaya mecbur edildik.
Translate from Türkisch to Englisch
Plandan vazgeçmeye mecbur bırakıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Aynaya mecbur olmadıkça bakmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok sıkıntıdaydı ama mecbur olduğu işi isteyerek yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bunu ancak mecbur kalırsa yapacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Sovyetler zamanında Baptistler tutuklanmamak için ormanda gece vakti vaftiz olmaya mecbur kalıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni buna mecbur bırakırsan giderim.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer istemiyorsan anneanneni öpmeye mecbur değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom konuşmaya mecbur hissetti.
Translate from Türkisch to Englisch