Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "mesafe"

Lernen Sie, wie man mesafe in einem Türkisch Satz verwendet. Über 60 handverlesene Beispiele.

O uzun mesafe yürümeye alışkın.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bu günlerde onunla arasına mesafe koyuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ekvatorda her boylam derecesi için mesafe.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiçbirimiz, onun uzun mesafe yarışı kazanma kararını bilmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, inanılmaz bir mesafe, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Beş mil yürümek için uzun bir mesafe.
Translate from Türkisch to Englisch

Yirmi mil yürümek için uzun bir mesafe.
Translate from Türkisch to Englisch

Buradan istasyona mesafe nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Biz mesafe katetmedik.
Translate from Türkisch to Englisch

Araya mesafe koy.
Translate from Türkisch to Englisch

Tokyo ve Osaka arasındaki mesafe yaklaşık 10 kilometreymiş diye duydum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne kadar mesafe kapladık?
Translate from Türkisch to Englisch

Caddemizden markete kadar uzun bir mesafe var.
Translate from Türkisch to Englisch

Gözler ve kulaklar arasında dört parmaklık bir mesafe vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Politikacının gündemi ile halkın gündemi arasındaki mesafe, şu günlerde bayağı açıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim evimden senin evine mesafe, iki kilometredir.
Translate from Türkisch to Englisch

Buradan bir sonraki köye mesafe ne kadar?
Translate from Türkisch to Englisch

Sen hiç uzun mesafe ilişkisi yaşadın mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Bir ışık yılı bir mesafe birimidir. Bu, ışığın bir yılda seyahat edebileceği mesafedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Astronomik Birim Dünya ve Güneş arasındaki ortalama mesafe olarak tanımlanır.Bu yaklaşık 150 milyon kilometredir.
Translate from Türkisch to Englisch

Çekim gücü mukavemeti mesafe ile hızlı bir şekilde azalır.
Translate from Türkisch to Englisch

Galaksimiz içindeki yıldızlar arasındaki ortalama mesafe yaklaşık 4 ışık yılıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

On mil kısa bir mesafe değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu ana kadar ölçülen en küçük mesafe nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Senin zekan Bombay ve Mumbai arasındaki mesafe kadar çoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Newyork ve Londra arasındaki mesafe nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Hiçbir şey arabayla uzun mesafe yolculuktan daha sıkıcı değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi bir şehirde yaşıyorum. Yine de, evim ve büyük orman arasındaki mesafe yalnızca bir kilometre civarında.
Translate from Türkisch to Englisch

Kuşlar uzun mesafe uçarlar.
Translate from Türkisch to Englisch

O, uzun mesafe telefon faturasına şaşırmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Uzun mesafe ilişkileri gerçekten işe yarayabilir mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Uzun mesafe ilişkileri işe yarayabilir mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom uzun mesafe yüzücüsü bir şampiyondu.
Translate from Türkisch to Englisch

Uzun mesafe telefon görüşmeleri o zaman pahalı idi.
Translate from Türkisch to Englisch

Prenses büyüdüğü zaman büyük bir mesafe yaşayan bir prens ile nişanlandı.
Translate from Türkisch to Englisch

En tecrübeli pilotlar kokpitte binlerce saat mesafe katettiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Güneş ve Mars arasındaki mesafe değiştiği için, sıcaklıklar Mars kışında -125 santigrat derece ile Mars yazında 22 santigrat derece arasında değişir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben yalnızım, bedenden bedene uzanan mesafe ruhtan ruha uzanan kadar büyüktür.
Translate from Türkisch to Englisch

O zamandan beri büyük mesafe kaydettik.
Translate from Türkisch to Englisch

Dil öğrenmek bir kısa mesafe yarışı değildir; o bir maratondur.

Yankının algılanabilmesi için ses kaynağı ile sesin yansıdığı engelin arasındaki mesafe en az 17 metre olmalıdır.

Uzun mesafe için buradayız.

Mesafe çok fazladır.

Uzun mesafe araç kullanamam.

Genel anlamda, mesafe koşucuları kısa mesafe koşucularından daha az esnektir.

Şimdiye kadar ne kadar mesafe katettik?

Hiç uzun mesafe ilişkisi yaşadın mı?

En uzak mesafe, iki kafa arasındaki mesafedir.

Tom, Mary ile arasına mesafe koydu.

Soğuk algınlığı belirtileri gösteren kişilerle aranıza en az üç dört adım mesafe koyun.

Bu günlerde sosyal mesafe önemli.

Yüreğinde hissedersen mesafe yoktur.

Mesafe iyidir.

Aşk mesafe tanımaz.

Onu ilk kez 2016 yılında bir gece yarısı caddede yürürken merdivenlerin başında elinde şişeyle kedilere su koyarken görmüştüm. Tanımam zor olmadı. Aramızdaki mesafe fiziki olarak birkaç metre olsa da soyut anlamda sanki başka bir gezegendeymişcesine uzaktı. Durup bir süre onu izledim. Varlığımı fark edip vücudunu bana doğru çevirirken de bir şey belli etmeden yoluma devam ettim.

Kısa mesafe koşu şampiyonu Jamaikalı.

Bir kutup ayısı yaklaşık 500 kilometre mesafe yüzebilir.

Bahçeden evine ne kadar mesafe var?

Tren istasyonundan okula kadar beş kilometrelik bir mesafe vardı.

çünkü o, onunla evlenmek istemiyordu. O aralarında mesafe hissetti.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch