Lernen Sie, wie man meselesi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 56 handverlesene Beispiele.
Bu an meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir zaman meselesi olarak düşünülüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ölüm kalım meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sadece bir adaptasyon meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir yaşam ve ölüm meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir prensip meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu öncelikler meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir ulusal güvenlik meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir ölüm kalım meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir tat meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu konu tamamen bir bilinç meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir de hava sahası meselesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Zevk meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir görüş meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir aile meselesi Tom.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bizim karıştığımız aynı belaya karışmadan önce bu sadece bir zaman meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir zevk meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom işleri tekrar berbat etmeden önce bunun sadece bir zaman meselesi olduğunu biliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sadece bir zaman meselesi olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kişisel tercih meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar Tom'u bulmadan önce bu sadece bir an meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu bir ölüm kalım meselesi olarak göz önünde bulundurdum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir kız meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, ulusal bir gurur meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Prensip meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
O fiyat meselesi değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tekrar başını belaya sokmadan önce bu sadece bir zaman meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Meteorun çarpması sadece bir zaman meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sadece kişisel bir zevk meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Teknik meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hırsızı bulmamız sadece zaman meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sadece bir zaman meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir tercih meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, polis onu yakalayana kadar bunun sadece zaman meselesi olduğunu bilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl bunun sadece bir zaman meselesi olduğunu biliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Her şey bir görüş meselesi değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sadece an meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kudüs meselesi sadece Müslümanları ilgilendiren değil, uluslararası bir konu.
Translate from Türkisch to Englisch
Alacak verecek meselesi kanlı bitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Olay tamamen zaman meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Annem her şeyin bir para meselesi olduğunu düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Zaman meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali bunu gurur meselesi yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Makedonya'da isim meselesi kızışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun Kosova'nın tamamını etkileyebilecek bir güvenlik meselesi olarak önemi nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir de yatırım meselesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir kalite meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu işler biraz da kısmet meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir kamu güvenliği meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bünye meselesi bir yerde.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşlanmak mecburidir, büyümekse tercih meselesi.
Translate from Türkisch to Englisch
Arabada tok kapı sesi meselesi onda biraz takıntı hatta fetiş halini almış durumda.
Tom bunun bir aile meselesi olduğunu söyledi.
Bu bir millî güvenlik meselesi.
Bu doğru olanı yapma meselesi.
"Neden hiç evlenmedin?" "Tercih meselesi." "Bekârlığı mı tercih ettin?" "Hayır, beni kimse tercih etmedi."