Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "miktar"

Lernen Sie, wie man miktar in einem Türkisch Satz verwendet. Über 83 handverlesene Beispiele.

Miktarı göz önünde bulundurmaksızın,Brian gelecek haftaya kadar doğru,tam miktar istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim tartışmayı destekleyecek adil bir miktar bilimsel veriyi sıralayacağım
Translate from Türkisch to Englisch

Birisi bize bir miktar üzüm getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun bankada bir miktar parası var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ancak, miktar doğru değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Şişe içinde kalan sadece bir miktar süt vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben dün bir miktar para çaldırdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bankadan bir miktar para çekti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir çekiç daha ve bir miktar çivi almak için nalbura gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir miktar borç para istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir miktar aspirin bulmayı umarak ecza dolabını açtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir miktar soğan doğradı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom arkadaşlarına vermek için Çin'de yapılmış bir miktar cibinlik aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir miktar elma aldı ve elma sosu yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ken bir miktar yumurta satın almak için süpermarkete gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bankaya bir miktar para yatırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

İşte bir miktar su.
Translate from Türkisch to Englisch

Toplam miktar nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Bir miktar para iş görür.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir miktar kağıt istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Masaya bir miktar kurabiye koydum ve çocuklar onların hepsini silip süpürdüler.
Translate from Türkisch to Englisch

Masaya bir miktar kurabiye koydum ve çocuklar onları hemen yediler.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir miktar kitap çalındı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kendine ait bir miktar parası var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir miktar para kabul edilecektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir miktar sıvı ofisimize sızıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Önemli olan miktar değil kalitedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir miktar portakal almak için mağazaya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona bir miktar ödünç para vermen büyük nezaketti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kazara bir miktar fare zehiri yuttu.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana bir miktar alabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir miktar taze soğuk süt alabilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Bana aldığı bazı şeyler için Tom'a bir miktar borcum vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a bir miktar borcum var.
Translate from Türkisch to Englisch

Söylediğini bir miktar kabul ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Meclis üyesi bir miktar tartışmalı önerge sundu.
Translate from Türkisch to Englisch

O büyük bir miktar.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzerimde belirli bir miktar para var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne var ki, miktar doğru değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Hem miktar hem de kalite birçok durumlarda önemlidirler.
Translate from Türkisch to Englisch

O kesin bir miktar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her hafta eşinden belirli bir miktar cep harçlığı alır. Haftanın sonunda artan parayı kumbarasına koyar.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir miktar iş yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Beş yüz dolar onun için küçük bir miktar.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun sadece küçük bir miktar parası vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Elektrik faturasında ödenecek miktar düşüktü.
Translate from Türkisch to Englisch

Miktar değil, kalite.

O bir miktar un ve yağ satın aldı.

Gezim için bankadan bir miktar para çektim.

O miktar ekin, ekonomilerini desteklemek için yeterli değildir.

Ben resim için sadece önemsiz bir miktar ödedim.

Onun söylediklerinde bir miktar doğruluk var.

Yaralanması için tazminat olarak büyük bir miktar para aldı.

Satranç oynama bir miktar yetenek gerektirir.

Sudaki küçük bir miktar insan kanı bile köpek balıklarını millerce uzaktan çekebilir.

Bütçe kesintileri bölümde bir miktar sürtüşmeye neden olmalı.

Şirket bankanın yeni makineler almak için onlara bir miktar para ödünç vermesini istedi.

Sizden bir miktar yasal tavsiye istiyorum.

Tom'un bilgisayarı çöktü ve o bir miktar önemli belgeleri kaybetti.

Babam büyük bir miktar para bırakarak öldü.

Bir miktar satın alması için anneme yalvardım.

Ona ciddi bir miktar para lazım oldu.

Sami ve Leyla'nın ilişki sorunları ofiste bir miktar gerginlik yaratmaya başladı.

Bana bir miktar kredi verdiler.

Buzdolabında bir miktar süt kaldı.

Tom'un bir miktar para alması gerekiyor

Sami, Leyla'dan bir miktar para ödünç aldı.

Anadoluspor transfer etmek istediği Ali için Yıldızspor'a Murat artı bir miktar para teklif etti.

Bana verdiğin miktar yeterli değildi.

Malı teslim almadan bir miktar kapora ödedik.

Yıldızları görebilmek için belli bir miktar karanlığa ihtiyaç vardır.

Bir porsiyonun ardından yarım porsiyon daha söylemek, miktar açısından doğrudan bir buçuk porsiyon söylemeye göre çoğu zaman daha avantajlı oluyor.

Fikir bir miktar direnişle de karşılaşmadı değil.

Bu miktar fazla olmasa da zamanında ödeniyor.

Bu miktar daha sonra iki yüz milyon avroya düştü.

Bu miktar son safhada bir milyon ton artacak.

Bundan sonra bu miktar yarıya iniyor.

Ancak bir miktar ilerleme de kaydedildi.

Ürün indirime girince bir miktar alıp stokladım.

Elimizde henüz satmadığımız bir miktar daha var.

"ENAG gibi bağımsız kuruluşlar yıllık enflasyonu %80'in üzerinde bulurken TÜİK %36 + Holosko + bir miktar para olarak hesaplamış." "Ver mehteri!"

Robert'ın zaferi ona bir miktar ün kazandırdı.

Cüz'i bir miktar para cezası yedim.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch