Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "millet"

Lernen Sie, wie man millet in einem Türkisch Satz verwendet. Über 98 handverlesene Beispiele.

Zengin adam bir Millet satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O benim arkadaşımdır. Hey millet onu tanıyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün millet kahramanın ölümüne yas tuttu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün millet seçimlerde oy kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Millet yuvarlak masanın etrafında toplandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ülkede, biz, yükvücut bir millet, yekvücut bir halk olarak yücelir veya düşeriz. Gelin, siyasetimizi uzun zamandır zehirleyen o aynı partizanlık, detaycılık ve hamlık duygularının cazibesine, hep birlikte karşı koyalım.
Translate from Türkisch to Englisch

Millet kralın ölümünün yasını tuttu.
Translate from Türkisch to Englisch

Millet beraber gelişmeli ve alım gücü bireyler arasında daha adil dağıtılmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hey millet, kulak verin!
Translate from Türkisch to Englisch

Dilsiz millet olmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Size yardım edebilir miyim millet?
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm millet, yoksulluğa karşı bir savaş yürütüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

İki millet savaş hâlindeler.
Translate from Türkisch to Englisch

Kökü millet olanın kurutulması mümkün mü?
Translate from Türkisch to Englisch

Millet sandıkta bunlara cevabını verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz millet olarak, eleştirmeyi çok seviyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Beyler, bu millet her şeyin farkında, haberiniz olsun!
Translate from Türkisch to Englisch

Bu millet sahipsiz değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Aslında Dünya Savaşları'nın arkasında olan millet kimdi?
Translate from Türkisch to Englisch

Benim millet bana onun hakkında hikayeler anlatırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Siz ne hakkında konuşuyordunuz millet?
Translate from Türkisch to Englisch

Pekala, millet, kendinize hakim olun.
Translate from Türkisch to Englisch

Pekala, millet, gidelim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sizin neyiniz var millet?
Translate from Türkisch to Englisch

Uykunuz yok mu millet?
Translate from Türkisch to Englisch

Sizi çok özlüyorum millet.
Translate from Türkisch to Englisch

Naber millet?
Translate from Türkisch to Englisch

Hadi millet, dans edelim!
Translate from Türkisch to Englisch

Binden az millet vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Millet, bu sadece yeterince iyi değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu sizsiz yapamam, millet.
Translate from Türkisch to Englisch

Millet silahlanmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Merhaba, millet.
Translate from Türkisch to Englisch

Millet size bir şey sormama izin verin.
Translate from Türkisch to Englisch

Dinle millet!
Translate from Türkisch to Englisch

Haydi millet, olumlu olalım.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüz tane millet, anlaşmayı onayladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilgisiz bir millet güçsüz bir millettir.
Translate from Türkisch to Englisch

Hoş geldiniz millet.
Translate from Türkisch to Englisch

Hey millet, naber?
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok millet konuşmalarında Rus küfürleri kullanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok teşekkür ederim, millet.
Translate from Türkisch to Englisch

Hepsi bu kadar millet.
Translate from Türkisch to Englisch

Millet, Tom'u devlet başkanı seçti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tamam millet, gidelim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tamam millet, dinleyin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tamam millet, devam edin.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada görülecek hiçbir şey yok, millet. Devam edin.
Translate from Türkisch to Englisch

Gözlerinizi açık tutun, millet.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu doğru, millet!
Translate from Türkisch to Englisch

Japonlar dünyadaki herhangi bir millet kadar çalışkandır.

Afrika'daki birçok millet Fransızca konuşuyor.

Gözlerinizi açın, millet!

Millet varlığı sona erdi.

Orada bekleyin, millet.

Ben hemen döneceğim, millet.

Sınav sırasında konuşmak yok millet.

Saldırı altındayız millet!

Onu tekrar yapalım, millet.

Sakin olalım, millet.

Millet kutuplaşmış durumda.

İyi hafta sonları, millet.

Millet aklınızı mı kaybettiniz?

Millet, canım pizza istiyor.

Gözlerim bilgisayardan dört köşe oldu. Bu günlük bu kadar yeter, millet, iyi geceler.

Millet aç aç!

Bu millet çile çekmeye alışıktır.

Millet deliye hasret, biz akıllıya.

Vatan millet Sakarya edebiyatıyla işler yürümez.

Millet benim aklımdan zorum olduğunu düşünüyor.

Millet büyük resmi gördü.

Millet bu oyunun farkında.

Bu millet âlim değildir ama ariftir.

Millet hep bir ağızdan nakaratı söylüyordu.

Japonlar iş ahlakı yüksek bir millet.

Almanlar disiplinli bir millet.

Aklına gelen bir şey yoksa, millet ne düşünüyor ona bir bak.

Millet Ay'a, biz yaya.

Millet tatilde.

Millet izinde.

Millet için hayatını feda etti.

Dik dur, eğilme; bu millet seninle!

Seçime gideceksen gel, millet seni bekliyor.

Siyaset kendi mecrasında akar. Sen istediğini değiştir, millet tabanda ittifakını kurar.

Bir kimse ‘tek millet' ilkesine karşı olduğunu söyleyebilir mi?

Millet iyice koronayak oldu.

Millet yapay zekâyla uğraşıyor, biz geri zekâlılarla.

Siyasette mevzubahis paraysa din, vatan, millet teferruattır.

Biz olanı gizliyoruz, millet olmayanı anlatıyor.

Ecevit zamanında millet yazar kasa atıyordu da bir şey olmuyordu, şimdi Tweet atmaya bile çekinenler var.

"İstanbul'da ekmek 2,5 lira olmuş." "Desene millet artık ekmek değil, Ekmek Bey diyecek."

Güncel anketlerin çoğunda Millet İttifakı, Cumhur İttifakı'nın önünde.

Utanmadan, sıkılmadan sokaklara döküleceklermiş. Ya siz 15 Temmuz'u görmediniz mi? Nereye dökülürseniz dökülün, 15 Temmuz'da o sokağa dökülenlere bu millet nasıl dersini verdiyse siz de dökülün, siz de aynı dersi evvelallah alırsınız. Bizler Cumhur İttifakı olarak hepinizi önümüze katar, gideceğiniz yere kadar kovalarız.

Ey saraydaki şahıs, oy oranlarını gördükçe dilinin söylediğini kulakların duymaz oldu. Resmen iç savaş naraları atmaya başladın. Bu millet bunları yemez! Bu millet sen ve sülalen saraylarda yaşayasınız diye sokaklarda kan dökmeyecek. Seni ve beslemelerini seçimle göndereceğiz. Sarayını da öğrencilerin hizmetine vermeden önce üç ay boyunca her gün 10.00-20.00 saatleri arasında halkımızın ziyaretine açacağız. Çoluk çocuk, anne baba herkes senin nasıl bir şaşaa içinde yaşadığını görecek.

Merhaba millet! Ben Hacı.

Millet ne zaman uyanacak?

Her millet, millî bayramlarını kutlar.

Nevruz, birçok millet tarafından kutlanan bir bayramdır.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch