Lernen Sie, wie man minik in einem Türkisch Satz verwendet. Über 14 handverlesene Beispiele.
Fiber-optik kablolar insan kılları kadar ince minik cam elyafından oluşur.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen onu son gördüğünde o daha minik bir bebekti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar minik elleriyle alkışladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Minik bir kız gibi iyi laf dinliyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary minik sulama kutusuyla annesinin bahçeyi sulamasına yardım etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Minik parçacıkları çıplak gözle görmek zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sebze bahçesine minik domates fidelerini dikkatlice dikti.
Translate from Türkisch to Englisch
Hollanda halk biliminde kabouterler yer altında yaşayan minik insanlardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un minik elleri var.
Translate from Türkisch to Englisch
Cam kase minik parçalara ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un minik ayakları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Uzay tozu çok tehlikeli gelmeyebilir ama minik bir nesne bile bir mermiden birkaç kez daha hızlı hareket ettiğinde yaralanmaya neden olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Saçında minik bir örümcek var.
Translate from Türkisch to Englisch
Minik sarı çiçekler de yenilebilir ve lezzetlidir.
Translate from Türkisch to Englisch