Lernen Sie, wie man muamele in einem Türkisch Satz verwendet. Über 36 handverlesene Beispiele.
Tom'a kesinlikle haksız muamele gördü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu paket özel muamele gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Haksız şekilde muamele edilmekten şikâyet etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Haksız biçimde muamele edilmekten şikâyet etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bu ülkede hak etmediğim muamele gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana haksız muamele uyguladınız.
Translate from Türkisch to Englisch
O yıllarca sistematik kötü muamele edildikten sonra böyle oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilgisayarına kötü muamele edersen, o iyi çalışmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Özel muamele beklemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Saygıyla muamele görmeyi hak ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona düşmanlarının elinde kötü muamele edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar bana kötü muamele etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bize adil muamele ediliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Özel bir muamele istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Brezilya'da yabancı gibi muamele ediliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çocuk gibi muamele görmekten bıktım.
Translate from Türkisch to Englisch
Özel muamele görmeyi beklemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Herhangi bir özel muamele beklemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen ona kötü muamele ettin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana soğuk muamele yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Böyle çocukça bir şekilde hareket edersen, o zaman çocuk olarak muamele görürsün.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlara cinsiyetlerine göre farklı muamele yapmamalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a berbat bir şekilde muamele edilmişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir müşteriye iyi muamele ederseniz, ömür boyu bir müşteri olacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
O yaşlı bir adam ve o biçimde muamele edilmelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
George III, tarihçiler tarafından haksız yere kötü muamele gördü.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir yönetmen ve böyle muamele edilmelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kadınlar farklı muamele görür.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom daha iyi muamele edilmeyi hak ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kendisine kötü muamele yapıldığını düşünüyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Sami güzel bir kadına nasıl muamele edileceğini biliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Allah rahmetiyle muamele etsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom adil bir muamele görmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlara dışa vurdukları hâlleriyle muamele edin. Kalplerinde kalanların muhatabı Tanrı'dır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali adamına göre muamele yapan biri.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir sanatçı ustalığıyla oral muamele yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch