Lernen Sie, wie man muazzam in einem Türkisch Satz verwendet. Über 36 handverlesene Beispiele.
Büyük filozofun şerefine muazzam bir anıt dikildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu makine muazzam çukurlar kazabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sıradan insanlar muazzam bir güce sahip.
Translate from Türkisch to Englisch
Şeytan kız kardeşimi yakaladı ve, muazzam bir kahkahayla, onu dipsiz bir çukura fırlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom muazzam servetin, onun emrinde olduğunu iddia etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Muazzam bir insan kalabalığı bekledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu muazzam okyanus manzarasına bir bak.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalabalıktan muazzam bir tezahürat patladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Muazzam kalabalıkta arkadaşını gözden kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
O kadar da muazzam değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ufacık gelişmenin yanında suç işlenmesindeki muazzam artış, muhakkak göz önünde bulundurulmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
O muazzam bir zaman kaybıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok muazzam.
Translate from Türkisch to Englisch
Muazzam bir kahvaltı yaptım, bu yüzden şimdi gerçekten çok aç değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Muazzam bir sel yerel ulaşım ağı felç etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kesinlikle muazzam bir iş yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu muazzam bir anlaşma.
Translate from Türkisch to Englisch
Deprem muazzam büyüklükte bir tsunamiye neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Soda muazzam miktarda şeker ve kalori içerir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüccar, savaş sonrası döneminde muazzam servet biriktirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Roket muazzam bir hızda hareket eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom muazzam bir oyun kurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom muazzam bir potansiyele sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom muazzam bir rakip.
Translate from Türkisch to Englisch
Yemek muazzam.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom muazzam bir servet toplamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonuçlar muazzam olurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami muazzam bir iş adamıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu muazzam!
Translate from Türkisch to Englisch
Fetih, tesadüfen takılmış zafer tacı, sürpriz şekilde elde edilmiş başarı beratı değildir. Uzun senelere dayanan muazzam bir hazırlık evresi, devrin ileri ve ilmi tekniklerini tebarüz etmiş kavrayış enginliği ve vizyon derinliği fethin hamurunu yoğuran başlıca amillerdendir.
Translate from Türkisch to Englisch
Basit bir tebessüm ve nezaket sözünün yaratacağı muazzam etkiyi hafife alma.
Translate from Türkisch to Englisch
İttifak üyeliğine muazzam bir halk desteği var.
Translate from Türkisch to Englisch
İşbirliği ihtiyacı muazzam.
Translate from Türkisch to Englisch
Film muazzam, gerçek bir başyapıt.
Translate from Türkisch to Englisch
Muazzam işbilirliği herkesi şaşırttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünyamız her gün Güneş'ten gelen muazzam seviyelerde radyasyona maruz kalır.
Translate from Türkisch to Englisch