Lernen Sie, wie man muhabir in einem Türkisch Satz verwendet. Über 26 handverlesene Beispiele.
Muhabir: Ona bir yavru kedi mi almıştınız?
Translate from Türkisch to Englisch
Acemi bir muhabir olarak görevini iyi yapıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Muhabir: Bana bir örnek verebilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir muhabir, onun azgın bir bulldog köpeğine benzediğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Muhabir Moskova'dan bir rapor gönderdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir muhabir.
Translate from Türkisch to Englisch
O muhabir haberin kokusunu alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir muhabir olarak yurt dışına gönderildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Muhabir kaynaklarının adını vermeyi reddetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir muhabir Dr Patterson'la konuşan bir goril olan Koko hakkında görüşme yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Muhabir olmak zor iş.
Translate from Türkisch to Englisch
O iyi bir muhabir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir muhabir Tom'a adliyeden ayrılırken bazı sorular sordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen bir muhabir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir zamanlar genç bir muhabir, emekliliği yaklaşan yaşlı Eisenhower'a ''Gelecekte ne yapacaksınız?'' diye sordu. Bunun üzerine Eisenhower:'' Ah! Genç adam, acele yok! Öncelikle verandaya sallanan bir koltuk koyacağım. Ondan sonra altı ay boyunca sakince oturacağım. Sonra da çok yavaşça sallanmaya başlayacağım.''
Translate from Türkisch to Englisch
Muhabir pahalı bir oda kiraladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir muhabir olarak başlamasını aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun hikayesi polis memurunun yalan söylediğini bulan bir muhabir tarafından doğrulandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir muhabir değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Etrafı muhabir topluluğuyla çevrildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Muhabir savaş hakkında ilk elden öğrendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Muhabir, gazete baskıya girmeden hemen önce hikayesini teslim etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Muhabir arabaya doğru koşuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Muhabir söylenilen her şeyi kaydetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom başarılı bir muhabir oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Muhabir görünüşe göre aptalca bir soru sordu.
Translate from Türkisch to Englisch