Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "mutfak"

Lernen Sie, wie man mutfak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Onun evinde,domuzlar mutfak çöpüyle beslenirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, mutfak zemininde bilinçsiz yatarken bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mutfak lavabosu hariç her şeyi paketlemiş gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'yi mutfak zemininde bilinçsizce yatarken buldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary mutfak zeminini paspaslarken Tom halıyı temizliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary bulaşıkları yıkarken, Tom mutfak zeminini süpürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom anahtarlarını mutfak masasına koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mutfak zeminini temizleyerek çok iyi bir iş yapmadı. O hâlâ kirli.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir fırça ile mutfak zeminini temizledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Mutfak bıçağını kullanırken, karım parmağını kesti.
Translate from Türkisch to Englisch

Mutfak penceresinden zorla girdiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir mutfak bıçağı ile bıçaklandı ama iyi olacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary içeri girdiğinde Tom mutfak masasında yalnız oturuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mutfak masasında tek başına oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Üç yatak odası, bir mutfak, bir yemek odası, bir oturma odası ve bir banyosu var.
Translate from Türkisch to Englisch

Mutfak bıçağı eti kesmek için yeterince keskin değildi, bu yüzden çakımı kullandım.
Translate from Türkisch to Englisch

Mutfak temizdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Mutfak lavabosu kirli bulaşıklarla doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch

"Gözlüğüm nerede?" "Mutfak masası üzerine bırakmıştın."
Translate from Türkisch to Englisch

Bir mutfak bıçağına ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bıçağı bilerken mutfak masasında oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir fincan kahve içerken mutfak masasında yalnız oturuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom soğutmak için pastayı mutfak penceresi eşiğine koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mutfak masasındaki tabaktan bir şekerli kurabiye aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary çantasını mutfak masasına koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Mutfak nerede?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mutfak bankosuna oturdu ve ton balıklı bir sandviç yedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kirli bulaşıkları mutfak lavabosuna koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Jenny yılda iki kez mutfak duvarını yıkadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mutfak masasına bir not bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni bir mutfak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mutfak kapısını kapadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary ve John mutfak masasının etrafına oturdular.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu oda, mutfak olarak kullanılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mutfak çekmecelerini aradı.
Translate from Türkisch to Englisch

Mutfak masasının üstünde dünün gazetesi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mutfak lavabosunun önünde duruyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir mutfak bıçağı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım anahtarlarımı mutfak masasında bıraktım.
Translate from Türkisch to Englisch

Mutfak sandalyeleri istiflenebilir değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Dairemde oturma odası, yatak odası, mutfak ve banyo bulunmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary mutfak masasında oturuyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Polis, Dan'i mutfak zemininde ölü buldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çantaları mutfak masasına koydu.

Tom yılda iki kez mutfak perdeleri yıkar.

Birçok bitkiler botanik meyve olmasına rağmen yaygın olarak mutfak sebzesi olarak kabul edilirler.

"Benim gözlüğüm nerede?" - "Onları mutfak masasında bıraktın."

Tom ve Mary'nin küçük oğlu mutfak zemininde oturmayı ve kap kacağa vurmayı seviyor.

Bir kase meyvenin dışında mutfak masası bomboştu.

Tom, bıçağı mutfak masasının üzerine koydu.

Tom, bıçağı mutfak masasının üzerine bıraktı.

Mutfak çok fonksiyonel.

Böyle bir mutfak istiyorum.

Tom genellikle mutfak masasında oturur ve sabah gazetesini okurken hububat yer.

Mutfak zeminini temizlemek için daha fazla zaman harcamak istemedim.

Tüm mutfak zemini üzerinde su vardı.

Mutfak kapısı açıldı.

Bakın çocuklar, pencere ve hatta mutfak kapısı bile her ikisi de açık bırakıldı.

Tom mutfak masasında oturdu.

Tom alışveriş torbasını mutfak masasına koydu.

Hindistan mutfak kültürünce zengin bir bölgedir.

Tom çöp torbalarını mutfak lavabosunun altında tutar.

Ben mutfak zeminini süpürdüm.

Mutfak biraz çok küçük.

Tom yemek yerken mutfak masasında oturdu.

Bu mutfak tezgahları 36 inç genişliğinde.

Ben mutfak masasındaki makbuzu gördüm.

Mutfak tartışmalar için uygun bir yer değil. Çok fazla bıçaklar.

Gıda ve mutfak eşyaları mutfak dolaplarında saklanır.

Tom mutfak dolabını açtı.

Tom mutfak musluğunu açtı.

O mağaza mutfak gereçleri satıyor.

Biz bol depolama alanı olan bir mutfak istiyoruz.

Gıda ve tencere seti mutfak dolaplarında saklanır.

Bu büyük pot mutfak masasının üzerinde.

Tom mutfak masasında ödevini yaptı.

Menekşeler benim mutfak pencerelerini süslüyor.

Mutfak alt katta.

Erkeklerin mutfak dışında tutulmaları gerekir.

Tom'un köpeği fırtına sırasında mutfak masasının altına büzüldü.

Tom'un köpeği fırtına sırasında mutfak masasının altına sindi.

O, mutfak zemininde baygın bulundu.

Mutfak lavabosunun yanında yarısı yenmiş bir elma vardı.

O evdeki mutfak çok güzel.

O daha büyük bir mutfak istiyor.

Mutfak robotları sebze dilimlemek için uygundur.

Bu mutfak çok modern ve güzel.

Onlar mutfak masasının etrafında oturdular.

Onu mutfak sobasının altında bulacaksın.

Tom mutfak tabanını paspaslıyor.

Tom mutfak zeminini paspaslıyor.

Tom bir mutfak bıçağı ile silahlıydı.

Karım şişe kırdığı için tüm mutfak zemini üzerinde süt var.

Tavsiye edebileceğin mutfak ya da restoran türleri var mıdır?

Dan mutfak zemininde kan gördü.

Yeni bir mutfak aldık.

Tom mutfak zeminini fırçaladı.

Ben tuvaleti temizlerken sen mutfak zeminini süpürürsün.

Evde bir oturma odasının yanı sıra iki yatak odası ve tabii ki bir mutfak ve bir banyo vardı.

Çocukların mutfak bıçağıyla oynamasına izin vermemelisin.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch