Lernen Sie, wie man mutlak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 43 handverlesene Beispiele.
Hayat mutlak bilim değil, bir sanattır.
Translate from Türkisch to Englisch
Diktatörün tüm yardımcıları ile ilgili mutlak sadakatı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom mutlak bir dürüstlük insanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye mutlak gerçeği söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm çalışanlarımdan mutlak sadakat istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun mutlak gücü var.
Translate from Türkisch to Englisch
O, mutlak gerçektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona mutlak güvenim var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un Mary'ye mutlak güveni var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bilgisayar şimdi mutlak bir ihtiyaçtır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu mutlak saçmalık.
Translate from Türkisch to Englisch
Allah mutlak güce sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Mutlak adaleti sağlayamayabiliriz ama daha adil olmayı başarabiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu mutlak bir yalandır.
Translate from Türkisch to Englisch
Facebook'ta mutlak gizlilik bir yanılsamadır. Gerçekte yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
O tam ve mutlak bir zaman kaybıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
O mutlak bir zaman kaybı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mutlak bir sessizlik vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin kararına mutlak güvenim var.
Translate from Türkisch to Englisch
Diktatör yardımcılarının hepsinin mutlak sadakatine sahipti.
Translate from Türkisch to Englisch
O mutlak bir felaketti.
Translate from Türkisch to Englisch
O iş için mutlak sonuçtur.
Translate from Türkisch to Englisch
Mutlak bir sessizlik oldu. Bir damla düşse duyulurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, Newton'un mutlak hareket olarak gördüğü merkezkaç kuvvetidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona mutlak hakikat dışında hiçbir şey söyleme.
Translate from Türkisch to Englisch
Mutlak gerçek yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece Allah, kesinlikle mutlak kudret sahibi olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Mutlak sıfır, mümkün olan en düşük sıcaklıktır.
Translate from Türkisch to Englisch
O mutlak bir hükümdardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Vatikan seçilmiş bir kral ile mutlak bir monarşidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Çevrede mutlak sessizlik egemendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu mutlak gerçektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Mutlak kulağım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu adam mutlak bir dahi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali mutlak bir golü kaçırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali mutlak bir golü önledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Anadoluspor Ali ile mutlak bir gol pozisyonunu değerlendiremedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kırmızı-beyazlılar maça mutlak galibiyet parolasıyla çıkacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Zaman mutlak değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yoksa sadece bir mutlak iyimser miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
İslamî sembolizmde zeytin Tanrı'nın mutlak birliğini, incir ise çokluk içindeki birliğini temsil eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Mutlak galip gelmemiz gereken bir maçtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mutlak teyakkuz hâli cinnettir. İnsanın gaflete de ihtiyacı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch