Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "mutlaka"

Lernen Sie, wie man mutlaka in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Mutlaka görürsün.
Translate from Türkisch to Englisch

Oraya mutlaka kendin gitmek zorunda değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Ev ödevini Perşembeye kadar mutlaka teslim etmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Hava durumu tahmini mutlaka güvenilir değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyük bir unvan mutlaka yüksek bir görev anlamına gelmez.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsan mutlaka ölecektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın sabah mutlaka ofise gel.
Translate from Türkisch to Englisch

Postane sokağın aşağısında. Mutlaka görürsün.
Translate from Türkisch to Englisch

İyi bir antrenörle, yüzücü mutlaka kazanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Mutlaka gelmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu mektubu mutlaka postala.
Translate from Türkisch to Englisch

Gece beni mutlaka ara.
Translate from Türkisch to Englisch

Seni mutlaka arayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın beni mutlaka ara.
Translate from Türkisch to Englisch

Makbuzu mutlaka saklayın.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu mutlaka dene.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu mutlaka görürsün.
Translate from Türkisch to Englisch

Saat üçte mutlaka gel.
Translate from Türkisch to Englisch

Saat beşe kadar mutlaka burada olun.
Translate from Türkisch to Englisch

O, oyunu mutlaka kazanacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Çamaşırlar bugün mutlaka tamamen kuruyacaktır zira havalar yeniden çok güzel.
Translate from Türkisch to Englisch

Benden gerçeği aramamı talep edebilirler ama onu mutlaka bulmamı isteyemezler.
Translate from Türkisch to Englisch

Muvaffakiyetsizleştirici etkenlere karşı mutlaka önlem alınması gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch

Mutlaka gitmek zorunda değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın mutlaka geleceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın sabah beni mutlaka ara.
Translate from Türkisch to Englisch

Seni yarın mutlaka ziyaret edeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu cevap mutlaka yanlış olmayabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Saat ikide mutlaka orada olacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Gelecek Pazartesi onu mutlaka geri vereceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Çatı mutlaka tamir edilmeli.
Translate from Türkisch to Englisch

Çıkmadan mutlaka karnını doyurmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

İlacını mutlaka içmelisin Tom, günde bir sefer sabahları.
Translate from Türkisch to Englisch

Hatırlamadığım zamanlarda bana mutlaka hatırlatın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitabı mutlaka okumalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir düşmanın bir düşmanı mutlaka bir müttefik değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi İtalya'da olduğuna göre mutlaka Napoli'yi görmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Mutlaka Ferrara ve Ravenna'ya bir gezi yapmanı öneririm.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu işin içinde mutlaka başka bir iş var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir şeye ihtiyacın olursa, beni mutlaka ara.
Translate from Türkisch to Englisch

İyi bir cümle mutlaka iyi bir örnek cümle değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir ulusun büyük olması için mutlaka güçlü olması gerekmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın sabah mutlaka geleceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm polis soruşturmaları mutlaka bir suçlu tutuklanmasına yol açmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mutlaka size yardım edecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, mutlaka görülmesi gereken bir şey.
Translate from Türkisch to Englisch

Mutlaka!
Translate from Türkisch to Englisch

Çabanız mutlaka sonuç verecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Çabanız mutlaka meyvesini verecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam mutlaka her gün dört şişe bira içerdi ve dört paket sigara içerdi.

Ona mutlaka sahip olmalıyım.

Onu mutlaka yapacağım.

Pahalı saat mutlaka iyi bir saat değildir.

İstenirse mutlaka bir yol bulunur.

Her yıl mutlaka Japonya'ya bir sürü yabancı gelir.

Mutlaka bir yanlışlık vardı.

Şiddet mutlaka en iyi şey değildir ama bazen bir çözümdür.

Pazarlama bölümü ve satış bölümü hedefleri mutlaka aynı değildir.

Büyük evler yaşamak için mutlaka rahat değildir.

Ev kilisenin karşısında yer almaktadır. Mutlaka görürsün.

Savaş mutlaka mutsuzluğa neden olur.

Doğru devam edin ve onu bulacaksınız. Mutlaka görürsün.

Bir saat içinde mutlaka geri dönmüş olacağım.

Güzel çiçekler mutlaka güzel kokmaz.

Büyük bir âlim mutlaka iyi bir öğretmen değildir.

Dağlar mutlaka yeşil değildir.

Günümüzde evlilik, kadınlar için mutlaka bir zorunluluk değil.

Siz gençsiniz ve sağlıklısınız ve mutlaka uzun bir hayat yaşayacaksınız.

Para mutlaka sizi mutlu etmez.

Bence, alkol sağlığınız için mutlaka kötü değildir.

Başarı ölçüsü mutlaka para değildir.

Seni anlamayan biri mutlaka aptal değildir.

Mutlaka kendine güvenin olmalı.

Tom mutlaka bizi görmeye gelecek.

O olsaydı mutlaka heyecanlanırdık.

Bu mutlaka öyle değil.

Bir sınavı ilk bitiren öğrenci mutlaka en iyi notu almaz.

Mutlaka gitmek zorunda değilim.

Sizinle mutlaka temasa geçeceğiz arkadaşlar.

Tom şimdiye mutlaka emekli olmuştur.

Mutlaka bir şeylerin değişmesi gerek.

Teknik direktör, Ali'nin mutlaka takımda tutulmasını istedi.

Sami evden çıkmadan mutlaka Ayetelkürsi okur.

Ali yönetimden Timur'un mutlaka transfer edilmesini istedi.

Ali yönetimden Timur'un mutlaka takımda tutulmasını istedi.

Kuşkusuz bu dünyada her erkeğin ve kadının evlenmek için huyu huyuna, suyu suyuna tamamen denk birisi mutlaka vardır; fakat bir insanın sadece birkaç yüz kişiyle tanışma fırsatı bulduğu, bu birkaç yüz kişi içinden belki bir düzinesini yakından tanıdığı, bu bir düzinenin de ancak birkaçıyla dost olduğu göz önüne alınır ve de dünyada milyonlarca insanın yaşadığı hatırda tutulursa kolayca görülür ki dünya yaratıldığından beri doğru erkek doğru kadınla muhtemelen daha hiç karşılaşmamıştır.

Akşamları mutlaka kitap okurdu.

Bir insan bir yere bakıyorsa orada muhtemelen ilgilendiği bir şey vardır. Bir insan bir yere hiç bakmıyorsa orada ilgilendiği bir şey mutlaka vardır.

Bunu yapmayı mutlaka denemek istiyorum.

Bu istikamette mutlaka bir kuyu olmalı.

Beni tekrar ara mutlaka.

Gül ağacına su veririz. Lakin su hem güle yarar hem de dikene. Yanımızda yöremizde su verdiklerimiz diken olmaya meyletmişlerse sonunda mutlaka budarız.

Size bu kitabı mutlaka öneriyorum.

Tom her gün mutlaka bir film izler, daha sık dedektiflik filmleri olacak şekilde.

Katil cinayet mahaline mutlaka geri döner.

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan şehir merkezi mutlaka ziyaret edilmelidir.

İş bitene kadar mutlaka burada olmasını nasıl sağlayabiliriz, fikrin var mı?

Bu yaz orayı mutlaka ziyaret edecek.

Güvenlik kameralarına mutlaka bir şeyler takılmıştır.

Söz veriyoruz, bu topraklara özgürlüğü mutlaka getireceğiz. Söz veriyoruz, bu ülkede demokrasi ancak bizimle kurulur.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch