Lernen Sie, wie man nüfuz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 8 handverlesene Beispiele.
Işık karanlığa nüfuz etmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Mikrodalgalar fırında yemeğe nüfuz eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Birtakım nüfuz sahibi arkadaşlarım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonra küçük Gerda, onun göğsüne dökülen, oradan kalbine nüfuz edip, buz kalıbını eriten ve orada saplanmış olan küçük cam parçasını alıp götüren sıcacık gözyaşlarını döktü.
Translate from Türkisch to Englisch
Japon ithalatının Amerikan tüketici pazarlarına nüfuz etmesi uzun bir zaman aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Apotik veya “gece yarısı” bölgesi 1.000 metrenin altındaki derinliklerde bulunur. Güneş ışığı bu derinliklere nüfuz etmez ve bölge karanlıkta kalır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali'nin meşum sözleri akrebin iğnesi gibi zihnimizi delip ruhumuza nüfuz etmişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Pilden sızan asit kapağa nüfuz edip deldi.
Translate from Türkisch to Englisch