Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "nükleer"

Lernen Sie, wie man nükleer in einem Türkisch Satz verwendet. Über 98 handverlesene Beispiele.

Uranyum nükleer enerji üretiminde kullanılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Barack Obama, nükleer silahlarla ilgili uluslararası bir yasaklamayı hedefliyor, fakat tüm savaşlarda onlara karşı değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Fukushima No.1 nükleer santralinde, depremden hemen sonra bütün reaktörler durdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Antlaşma toprak altındaki nükleer denemeleri yasaklamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kriz 1968 Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşmasına yol açtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz nükleer kriz ile başa çıkmak için mümkün olan tüm çabaları harcıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar nükleer silahlara karşı protesto ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Fizikçi, nükleer füzyonun potansiyel tehlikesinin farkındaydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Nükleer enerji elektrik üretmek için kullanılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Nükleer güç tesisleri herkesin ilgisini çekmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaş Japonların nükleer silahlara bakış şeklini değiştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Nükleer başlıklarım olmasaydı ne yapardım ben?
Translate from Türkisch to Englisch

ABD'nin nükleer silahları vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ülkeniz nükleer silahlara sahip mi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sorun nükleer savaştan nasıl kaçınılacağıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Nükleer güç çağında yaşıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Medeniyet nükleer savaş tarafından tehdit edilmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Nükleer silahlar hakkında endişeleniyor gibi görünüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Nükleer enerji güvenlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, nükleer silahların barış için bir tehdit olduğunu ileri sürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün bile şöyle bir şey diyebileceğimizi düşünmüyorum:"Nükleer santrallerimiz güvenlidir."
Translate from Türkisch to Englisch

Şehirde birkaç nükleer bomba sığınağı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Nükleer silahların varlığının, barışın sürmesine yardımda bulunduğunu kanıtlamaya çalışanlar var.
Translate from Türkisch to Englisch

Nükleer bir savaştan sonra kimler hayatta kalabilir?
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar nükleer silahlardan endişe duyuyor gibi görünüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Nükleer savaşa karşı olmak için kuantum fiziğinde bir doktoraya ihtiyacın yok.
Translate from Türkisch to Englisch

1920'de İngiliz astronom Arthur Eddington güneş ve diğer yıldızların nükleer reaksiyonlar tarafından desteklendiğini ileri sürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Her saniye, Güneş malzemesinin 4 milyon tonunu nükleer füzyon sürecinde ısıya ve ışığa dönüştürür.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir uçak gemisi ancak bir taktik nükleer silahla yok edilebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Almanya artık nükleer enerji kullanmamaya karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Nükleer reaktörün koruyucu somut tabakası kontrollü patlamalar kullanılarak imha edilecek.
Translate from Türkisch to Englisch

O, nükleer enerjini kötülükleri üzerine bir saatten daha fazla nutuk çekti.
Translate from Türkisch to Englisch

Nükleer savaş patlak verirse insanoğlu helak olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar nükleer güce karşılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Nükleer çağda yaşıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Uranyum, nükleer silahlarda kullanılmadan önce zenginleştirilmiş olmak zorunda.
Translate from Türkisch to Englisch

Nükleer soykırım senaryosu sadece eski propagandadır. Silah depoları sınırlı ve paslı.

Dünya; ABD ve İsrail'in nükleer güçleri hakkında endişelidir.

Afgan demokrasinin bile nükleer bombalarla korunması gerekir.

Nükleer savaşın korkusuyla başladı.

Nükleer enerji santralleri, ısı üretmek için uranyum fizyonuna dayanır.

Amerika Birleşik Devletleri hâlâ nükleer silahlara sahiptir.

Bazı insanlar nükleer silahlara karşı gösteri yapıyorlar.

Birçok ülke nükleer silahsızlanma anlaşmasını imzaladı.

Nükleer enerjinin dönemi henüz bitmedi.

Bu neredeyse bir kale içine nükleer reaktör inşa etmek kadar saçma.

1962 Ekim'indeki Küba Füze Krizi'nde dünya tam da nükleer savaşın eşiğine gelmişti.

Birçok ülke nükleer silahları ortadan kaldırmak için bir antlaşma imzaladı.

Hepimiz nükleer silahlardan kurtulmak istiyoruz.

Bizim medeniyetimiz nükleer bombayı icat ettiğimiz gün sona erdi.

Nükleer güç yeni yasalar tarafından engellenmektedir.

Bu nükleer çağda dünyada hiçbir ülke güvenli değildir.

Tom nükleer enerjiye karşı hareket için hayatını adadı.

Tom, anti-nükleer enerji hareketine hayatını adadı.

Meclis herhangi bir nükleer silahlanmaya karşı protesto etmek için oy kullandı.

İnsanlık nükleer enerjiyi barışçıl biçimde kullanarak başarılı olacaktır.

İnsanlık nükleer enerjinin barışçıl kullanımında başarılı olacaktır.

Nagazaki ve Hiroşimanın nükleer bombalamalarından itibaren, Japonya saygılı ve barışçı bir geleneği sürdürmüştür.

Biz Amerika ile birlikte nükleer silahlarımızı yok edeceğiz.

Bir nükleer savaş, insanlığın yok olmasına neden olacak.

Onlar nükleer savaş çıkacağından korkuyorlar.

Nükleer silahlar tüm insanlık için bir tehdittir.

Nükleer enerji santralleri tehlikelidir, nükleer silahlardan söz edilmemeli.

Birleşik Krallık'ın kaç nükleer bombası var?

İran'ın nükleer silahları yoktur.

Bir nükleer savaş patlarsa tüm insanlık acı çeker.

O, nükleer silahların ulusal savunma için gerekli olduğunu iddia ediyor.

Nükleer savaş bu gezegendeki yaşamı sona erdirecektir.

Bir nükleer savaş patlak verseydi insanlık yok olurdu.

Nükleer testlere karşı açıklamaya hazırım.

Umarız dünya asla bir nükleer savaşın eşiğinde olmaz.

Tom bir nükleer santralde çalışır.

Nükleer silahlara karşıyız.

Biz ve sovyetler nükleer yıkımın alışılmış tehditiyle yüz yüzeyiz ve hem kapitalizmin hem komunizmin nükleer bir savaşla mücadele etmesi olasılık dışı.

Nükleer savaş çıkarsa çocuklarımıza ne olacak?

Sami bir nükleer enerji santralinde çalışmıştı.

Sırbistan nükleer enerjiye hazır mı?

Türkiye nükleer santral kurulmasını onayladı.

O tatlının hepsini yersen gece yatakta nükleer santral gibi olursun.

Nükleer santrale karşı değilim. Gerekli tedbirler alınırsa oldukça temiz ve güvenli bir enerji kaynağı.

İsrail, İran'ın nükleer programını kendisi için ölümcül bir tehdit olarak görüyor.

Cezayir'in nükleer silahları yok.

Cezayir'in nükleer silahları yoktur.

Cezayir nükleer silahlara sahip değildir.

Cezayir nükleer silahlara sahip değil.

Nükleer enerji maliyetli ve tehlikelidir.

Ukrayna nükleer silahlarını imha etmemeliydi.

Ukrayna nükleer silahlarını devre dışı bırakmamalıydı.

Dünyanın sorunlarının nükleer silahlarla çözülebileceği yanılsaması yeter.

Uygulanan devasa yaptırımlar finansal bir nükleer savaş olarak değerlendiriliyor.

Nükleer enerji tehlikelidir.

Nükleer santralde radyasyon sızıntısı yaşandı.

Julius ve Ethel Rosenberg, Sovyetler Birliği'ne nükleer sırlar verdikleri iddiasıyla 1953'te idam edildiler.

Nükleer enerji 2019'da hala karbonsuz enerjinin küresel ölçekteki ana kaynaklarından biridir.

Karl dünyayı nükleer imhadan kurtardı.

Karl, Dünya'yı nükleer bir savaştan kurtardı.

İsrail'in nükleer tesisleri denetlenmeli.

Kimyasal ve nükleer silahlar yasaklanmıştır.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch