Lernen Sie, wie man nakit in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Banka elli dolarlık çekinizi nakit olarak ödeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Pek çok insan para çekmek için nakit para çekme makineleri kullanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok miktarda nakit taşımaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir yüzük ve biraz nakit kayıpi
Translate from Türkisch to Englisch
ABD'de, insanların nakit ödeme yerine bir çek yazmaları yaygındır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yanımda çok fazla nakit taşımam.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom genellikle her şeyi nakit olarak öder.
Translate from Türkisch to Englisch
Vaktin nakit olduğu gerçekten söylenilmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Eski bir atasözü zamanın nakit olduğunu söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Nakit olarak ödemek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Araba için nakit ödedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim için, vakit nakit değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu an nakit sıkıntısı çekiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Nakit mi yoksa kredi kartı mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Nakit ödemenize gerek yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Her zaman nakit sıkıntısı çekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Her zaman biraz fazla nakit kullanabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Nakit ödersem, indirimli alabilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Bankadan biraz nakit çekmeliyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Genellikle nakit yerine kredi kartlarını kullanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz nakit paraya ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece nakit istedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Nakit mi ya da kredi kartı mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Nakit istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Nakit daha iyi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom nakit ödedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Nakit ödemek ister misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç nakit param yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Üzerimde hiç nakit para yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Nakit mi ödeyeceksiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Nakit mi ödeyeceksin?
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç nakit taşımıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Nakit üç yüz dolarım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Nakit akışı sorunumuz var.
Translate from Türkisch to Englisch
Normalde nakit yerine kredi kartıyla öderim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye nakit dolu bir zarf uzattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom genellikle nakit yerine kredi kartları kullanır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ceza nakit olarak ödenmelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben her zaman nakit yerine seyahat çekleri ile seyahat ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir nakit akışı sorunumuz var.
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz nakit akış sorunumuz var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom cebinden büyük bir tomar nakit para çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Vakit nakit değil, vakit hayattır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom üzerimde hiç nakit olup olmadığını sordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Üzerinde ne kadar nakit paran var?
Translate from Türkisch to Englisch
Sana biraz nakit vereyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Nakit ödeyebiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Her zamanki gibi onu fulle. Nakit ödeyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
O bana nakit ödedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Nakit ödersem bir indirim olur mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Artık nakit para taşımıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç nakit alınmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Artık nakit taşımıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben nakit ödedim.
O nakit ödedi.
Mary nakit ödedi.
Onlar nakit ödedi.
O bir sürü nakit.
O nakit beş bin lira çekti.
Nakit bağışlar kabul edilecektir.
Bana nakit ödenmesini istiyorum.
Nakit olarak ödemek zorunda kaldım.
Nakit ödeyebilir misin?
Tom nihayet nakit parayı buldu.
Herhâlde parayı bana nakit olarak ödeyeceksin.
Para cezası nakit ödenmelidir.
Ben nakit öderim.
Nakit kullanmak sana paranın gerçekten önemli olduğunu düşündürür.
Hâlâ nakit sıkıntısı çekiyoruz.
Ürünü nakit olarak ödemek için yeterli param yok.
Biz nakit olarak ödemeliyiz.
Alımlarım için nakit ödedim.
Hayır. Ben nakit ödemek istiyorum.
Bu kartla nakit ödünç alabilir miyim?
Bu kartta nakit limiti nedir?
Lütfen kredi kartı ile değil, nakit ödeme yapın.
Teslimatta ödeme nakit veya kredi kartı ile yapılabilir.
Artık hemen hemen hiç nakit kullanmıyorum.
Bu restoran sadece nakit kabul eder.
Tom her şeyi nakit ödedi.
Tom'un her zaman nakit sıkıntısı oluyor.
Nakit ödeyebilirseniz memnun olurum.
Öyleyse, bir makbuz olmadan maalesef nakit para iadesi almayacaksın.
Çok nakit param yok.
Şirketin nakit rezervinden ödünç para aldım.
Şimdi üzerinizde nakit paranız var mı? Bana biraz ödünç verir misin?
Tom Mary'ye nakit ödedi.
Ödeme sistemleri narin ve dengesizdir - Nakit daha güvenlidir.
Kredi kartı mı yoksa nakit mi?
Ne kadar nakit taşıyorsun?
Genellikle ne kadar nakit taşıyorsun?
Genellikle yanında ne kadar nakit paran vardır?
Polis, Fadıl'ın arabasında yüzlerce dolar nakit buldu.
Nakit nerede?
Genellikle nakit yerine kredi kartı kullanırım.
Saldırıya uğradığında Tom birçok nakit taşıyordu.
Genellikle her şey için nakit olarak ödeme yaparım.
Tom nakit olarak ödemek istiyor.
Sadece nakit ödeme kabul ediyoruz.
Leyla nakit getirdi.