Lernen Sie, wie man neşeli in einem Türkisch Satz verwendet. Über 68 handverlesene Beispiele.
Eğer eğerler ve fakatlar şekerleme ve çerez olsalar, hepimiz neşeli bir Noel yaparız.
Translate from Türkisch to Englisch
O her zaman neşeli ve güler yüzlüdür.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuk neşeli gülüşüyle herkesi cezbediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Annem, kaygısız, neşeli ve iyi huyludur.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben onu neşeli kişiliğine bayılıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O, her zaman neşeli.
Translate from Türkisch to Englisch
O neşeli bir verici.
Translate from Türkisch to Englisch
O, neşeli, yaşlı bir adam.
Translate from Türkisch to Englisch
O neşeli bir genç insan.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben kızların neşeli olmasını isterim.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim patronum bugün çok neşeli.
Translate from Türkisch to Englisch
O, neşeli bir çocuktur.
Translate from Türkisch to Englisch
O, cesur ve neşeli bir çocuktur.
Translate from Türkisch to Englisch
O, neşeli bir kişiliğe sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Gözde neşeli şarkınız nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Neşeli şekilde ıslık çalarak caddede yürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Neşeli ol.
Translate from Türkisch to Englisch
O, neşeli bir arkadaştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Neşeli değil miydin?
Translate from Türkisch to Englisch
Ne olursa olsun, neşeli kalmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom neşeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary neşeli.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanları kendi aralarında iyi ve kötü olarak ayırmak saçma. İnsanlar neşeli ya da sıkıntılı olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom neşeli görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O her zaman çok neşeli bir insandı.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi bir kahvaltıyla, bütün gün daha güzel ve neşeli geçer.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom her zaman çok neşeli bir kişi olmuştur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary neşeli görünüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok mutlu ve neşeli görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Neşeli beklentiyle doldurulduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Annem kötü sağlığına rağmen her zaman çok neşeli.
Translate from Türkisch to Englisch
"Mutlu Noeller, amca! Tanrı sizi korusun!" neşeli bir ses haykırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hem Tom'un hem de Mary'nin neşeli bir ruh hali içinde olduğu görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, genç, saf, neşeli ve toydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un neşeli olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom her zaman neşeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hikaye neşeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun neşeli olduğunu düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben neşeli ve yakışıklı bir adamım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sence Tom neşeli mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Çok neşeli olmandan hoşlanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
İster neşeli ister ciddi olalım, ister sürünelim ister zıplayalım, ister mütereddit ister cüretkar, ister umutlu ister ürkek olalım, inanalım ya da şüpheci olalım- hepimiz ölümü tadacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Neşeli ol! Cümlelerinin hepsine bir ünlem işareti ekle!
Translate from Türkisch to Englisch
Patronum bugün çok neşeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Neşeli müzik çalmaya başladığında, ben sadece dans etmeye başlarım.
Translate from Türkisch to Englisch
Peter neşeli bir adam.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün biraz neşeli hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O neşeli bir adam.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom neşeli bir adam.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'dan başka hiç kimse neşeli değildi.
O neşeli bir kişiliğe sahiptir.
Onlar çok neşeli insanlar.
Seyirci neşeli idi.
Ne kadar neşeli bir hikaye!
Umarım neşeli bir Noel geçirirsin.
Noel neşeli bir zamandır.
Yeni haftaya sağlıklı ve neşeli başlayın!
Pandomim neşeli kalpler ile doludur.
Dükkanlar, parlak oyuncakları ve yeşil dallarıyla neşeli görünüyor.
Bayramlardan nefret ederim, çünkü bayramlarda neşeli ve mutlu olmalıyım ve olamıyorum.
Tom çok neşeli
Tom neşeli görünüyordu.
Bu neşeli olacak.
Renkli bir dünya, renksiz günümüzü neşeli yapar.
Tom her zaman neşeli, değil mi?
Eğer elinde birini mutlu ve neşeli kılabilme imkanın varsa. Yap! Dünyanın buna çok ihtiyacı var.
Tom ıslığıyla neşeli bir şey çalmaya başladı.
Minör gamların hep hüzünlü tınladığı şeklinde bir gerçeklik olmadığı gibi, majör gamlar da her daim neşeli hissettirmeyebilir.