Lernen Sie, wie man nefes in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Derin nefes alamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Nefes alışı kadar doğal şekilde yalan söyler.
Translate from Türkisch to Englisch
Sizi stetoskop ile dinleyeceğim. Lütfen derin bir nefes alın. Şimdi nefesinizi tutun.
Translate from Türkisch to Englisch
Su altında nefes alabilmenin hayalini kurardım.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada nefes almak mümkün değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben burnumdan nefes alamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tepeye kadar koştuktan sonra, ben tamamen nefes nefese kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch
O, tepelerde aşağı yukarı yürürken nefes nefese idi.
Translate from Türkisch to Englisch
Paranın konuştuğu bu sert, küçük dünyada, onun hayat tarzı derin bir nefes taze hava gibi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom nefes almıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom derin bir nefes aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom nefes nefese ve bir molaya ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben nefes nefese sınıfa kadar koştum.
Translate from Türkisch to Englisch
Nefes nefese koştum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un nefes alacak zamanı yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom nefes almayı çok zor buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden bu kadar nefes nefesesin?
Translate from Türkisch to Englisch
O, nefes alıyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch
O, nefes nefese idi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, derin bir nefes aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
O zor nefes alıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
O rahat bir nefes verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Nefes alma zorluğu vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Rahatlamak için, yavaş yavaş nefes alın.
Translate from Türkisch to Englisch
Köpek nefes nefese kalmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir nefes alın ve onu tutun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom derin bir nefes verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Derin bir nefes alın lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
Nefes almada zorluk çekiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Derin nefes almak sağlıklıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Burnumdan nefes alamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Derin bir nefes al.
Translate from Türkisch to Englisch
O, nefes alışı kadar çok kolay yalan söyler.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen burnunuzdan nefes alın.
Translate from Türkisch to Englisch
Derin bir nefes al ve sonra gevşe.
Translate from Türkisch to Englisch
O, durdu ve derin bir nefes aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Odadaki herkes rahat bir nefes verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir nefes çek.
Translate from Türkisch to Englisch
O, derin bir nefes verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Nefes nefeseyim.
Translate from Türkisch to Englisch
O, zor nefes alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Annesi rahat bir nefes aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben tamamen nefes nefese kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch
O, rahat bir nefes verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Burnundan nefes al.
Translate from Türkisch to Englisch
Nefes nefese kaldım ve oturdum.
Translate from Türkisch to Englisch
Olası yan etkiler arasında bulanık görme ve nefes darlığı bulunmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerindi ve derin bir nefes aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Koşarken nefes nefese kalıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Nefes nefese istasyona vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
O kadar hızlı koştu ki nefes nefese kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Derince bir nefes aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Zatürre nefes almada zorluğa neden olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Köpekler yaklaşık olarak dakikada otuz kez nefes alır.
Buraya kadar bütün yolu koştum ve nefes nefese kaldım.
Merdivenlerden yukarıya koştuktan sonra nefes nefese kaldım.
İnsanlar normalde dakikada 12 ile 20 kez arası nefes alır.
Tom sık sık nefes alıyor.
Nefes alamıyorum.
Tom nefes alıyor.
Nefes alıyor musun?
Derin bir nefes alın.
Nefes alamıyordum.
Dağın tepesinden manzara nefes kesiciydi.
Güçlükle nefes alabiliyorum.
O derin bir nefes aldı.
Hayat aldığımız nefes sayısıyla ölçülmez fakat nefesimizi kesen anlarla ölçülür.
Tom'un nefes aldığını sanmıyorum.
Tom aşırı derecede nefes alıyordu.
Tom derinden nefes alıyordu.
Tom hâlâ nefes alıyor.
Tom normal nefes alıyor.
Tom aşırı derecede nefes alıyor.
Tom zor nefes alıyor.
Tom zar zor nefes alıyor.
Nefes al.
Nefes alır mısın?
Tom nefes alıyordu.
Tom nefes nefese bekledi.
Tom nefes almayı durdurdu.
Tom nefes nefese.
Bazen geleceği düşünüyorum ve nefes almayı unutuyorum.
Hâlâ nefes alıyor.
Nefes aldığında acıyor mu?
Tom kendi başına nefes alamaz.
Tom derin bir nefes aldı ve gözlerini kapadı.
Tom derin bir nefes aldı ve bir şey söylemedi.
Hepimiz artık biraz daha kolay nefes alabiliriz.
Neden nefes nefese kaldın?
Sadece herhangi bir çocuk tarafından kullanılanlar gibi basit boya kalemleri kullanarak Maria nefes kesen resimler yaratabildi.
Onun son sözleri şunlardı: "Nefes alamıyorum."
Tom gözlerini kapattı ve derin bir nefes aldı.
O nefes almıyor!
Sadece nefes yaşam anlamına gelmez.
Haberi duyunca nefes alamadım.
Nefes almaya devam et.
Hâlâ nefes almakta zorlanıyor.
Hâlâ zor nefes alıyor.
Manzara nefes kesici.
Nefes kesici görünüyor.