Lernen Sie, wie man nesne in einem Türkisch Satz verwendet. Über 32 handverlesene Beispiele.
Onun arkadaşlarının hepsi vücut yastığıydılar,ve onunkilerinin hepsi oyuncak bebektiler;böylece bir ölüyü canlandırmaya olan düşkünlüklerine yapıştılar.Fakat onların cansız nesne olmamalarından fakat kompleks duyguları olan insanlardan dolayı onların ilişkileri bazen gergindi.
Translate from Türkisch to Englisch
Nesne, yanıp sönen ışıklar vererek, güneye doğru uçtu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu nesne su üzerinde yüzmek için yeterince hafif.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu nesne ne için kullanılır?
Translate from Türkisch to Englisch
UFO ne demek? Sanırsam, tanımlanamayan uçan nesne demek.
Translate from Türkisch to Englisch
UFO tanımlanamayan uçan nesne anlamına gelir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yolda duran tuhaf bir nesne buldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Aşağıdaki sözcüklere adıl denir ve cümlede özne olarak kullanılırlar. Onlar bir kişi veya nesne sunarlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gizemli yeni bir nesne keşfettiğinde teleskobuyla gökyüzünü gözlemliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu süreçte biz özne miyiz, yoksa nesne miyiz?
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç tanımlanamayan uçan nesne gördün mü?
Translate from Türkisch to Englisch
İki nesne arasındaki çekim kuvveti iki kütlenin ürünü ile orantılıdır ve onların kütle merkezleri arasındaki mesafeyle ters orantılıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
İngilizcede normal cümle yapısı özne - yüklem - nesne /tümleçtir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tam geçişsiz fiiller ne tümleç ne de nesne alır.
Translate from Türkisch to Englisch
On aylık çok sıkı bir çalışmadan sonra, bazen ısıtılmamış bir kubbede gece boyunca çalışarak, Clyde Tombaugh Pluto adını verdiği bir nesne keşfetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Her nesne bir hikaye anlatır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu son derece yararlı bir nesne.
Translate from Türkisch to Englisch
Küçük bir nesne karanlıkta hareket etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Her sevgili nesne, bir cennetin merkez noktasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim yaz ödevi için, ben süt kartonları ile büyük bir nesne oluşturmaya çalışacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların ayda uzaylılara ait bir nesne bulduklarını duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yolculuğu sırasında yanına alacağı şeylerin listesinde ilk nesne cep telefonu şarjıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom özne ve nesne arasındaki farkı bilmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayda dünyadışı bir nesne bulduklarını duydum.
Translate from Türkisch to Englisch
Konsolun üstüne herhangi bir nesne koymayın.
Translate from Türkisch to Englisch
O evrensel hayranlıkla ilgili bir nesne oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Uzay tozu çok tehlikeli gelmeyebilir ama minik bir nesne bile bir mermiden birkaç kez daha hızlı hareket ettiğinde yaralanmaya neden olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş, gökyüzündeki en aydınlık nesne.
Translate from Türkisch to Englisch
ÖNY (Özne-nesne-yüklem), diller için en yaygın sözcük sırasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
İngilizce bir SVO dilidir, çünkü özne önce gelir, ardından fiil ve daha sonra nesne gelir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, bir nesneye dokunarak o nesne hakkında geçmişe dönük bilgi verebildiğini iddia ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Rüyasında üç nesne görmüştü.
Translate from Türkisch to Englisch