Lernen Sie, wie man neticede in einem Türkisch Satz verwendet. Über 8 handverlesene Beispiele.
Neticede dersten zevk aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Neticede hepimiz öleceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Neticede özür dilemiştim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oldukça pis bir iş, ama neticede iş.
Translate from Türkisch to Englisch
"Bilim adamı" veya "bilim insanı" yerine "bilimci" demek bence daha mantıklı. Neticede bilim yapan hayvan yok.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsan Tatoeba'da dilin argo bölümü de hak ettiği biçimde temsil edilebilsin diye cümle eklerken kendini prostat muayenesi yapan doktor gibi hissediyor. Dıştan yüzeysel bakan biri bunu çirkin hatta sapkınlık olarak görebilir ama neticede meseleye bütüncül bir açıdan yaklaşınca bu bir gereklilik. Argo da gerçek hayatın bir parçası ve belli ölçüde yansıtılması önemli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un babası oğlunu adam edip yola getirmek için çok uğraştı, ama neticede "vermeyince Mabut neylesin Mahmut" misali Allah'ın dediği oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Neticede işi yoluna koymayı başardım.
Translate from Türkisch to Englisch