Lernen Sie, wie man nihayetinde in einem Türkisch Satz verwendet. Über 20 handverlesene Beispiele.
Nihayetinde o bir çocuk.
Translate from Türkisch to Englisch
Sahip olduğun şeyler nihayetinde sana sahip olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Ondan bıkacak nihayetinde.
Translate from Türkisch to Englisch
Nihayetinde Tom, olanları öğrendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kahraman nihayetinde kötü bilim adamını yendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom nihayetinde ne yapmam gerektiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana nihayetinde ne yapmam gerektiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom nihayetinde iyi olduğu bir şey buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Nihayetinde yapmadığım bir şey yüzünden Tom'dan özür dilemiştim.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada niyetim körü körüne inatçılık yapmak değil ama nihayetinde ısrarcıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
Nihayetinde bana verdiğin tüm parayı harcadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Nihayetinde bana verdiğin paranın tamamını harcadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir zaman sonra yüzüne bile bakmayacağınız, nihayetinde boşa para harcadığınızı anlayacağınız gereksiz şeyleri satın almak ahmaklıktır.
Translate from Türkisch to Englisch
En nihayetinde bir şey fark etmeyecek zaten.
Translate from Türkisch to Englisch
Nihayetinde bekarım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu politikalar, nihayetinde yaşam maliyetinde hızlı bir artışa yol açmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Nihayetinde ideal, her zaman için çaba gösterilmesi gereken, ancak asla gerçekten ulaşılamayan bir hedeftir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir gün nihayetinde hayat bitecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Ama nihayetinde, şimdilik bana söyleneni yapmanın en iyisi olduğunu düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Misafirler en nihayetinde gelmeden önce, salonda 30 dakika beklemek zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch