Lernen Sie, wie man nimet in einem Türkisch Satz verwendet. Über 12 handverlesene Beispiele.
Çocuklarım birer nimet.
Translate from Türkisch to Englisch
Hidayet eyle bizi doğru yola, o kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.
Translate from Türkisch to Englisch
En büyük nimet sağlık, en büyük zenginlik kanaat, en büyük bağ da vefadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hem bir nimet hem de bir lanet.
Translate from Türkisch to Englisch
O onun bir nimet olduğunu düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Ekolojist, petrolün sadece bir nimet olmadığını, aynı zamanda bir lanet olduğu konusunda bizi uyardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz onu bir nimet olarak kabul ediyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuk sahibi olmak büyük bir nimet.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalan söylüyorsam şu nimet çarpsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Nimet ile şaka olmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Aptallar yalnızlığa pek katlanamaz ama akıllılar bir nimet olarak görür.
Translate from Türkisch to Englisch
Başına gelenlere üzülmek yerine nimet bilip kaderiyle barışık yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch