Lernen Sie, wie man nohut in einem Türkisch Satz verwendet. Über 6 handverlesene Beispiele.
İkinci tabakta nohut, tavuk, et, sosis ve patates var.
Translate from Türkisch to Englisch
Nohut çorbası pişirdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Nohut oda, bakla sofa bir evde oturuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Nohut ve taze fasulye gibi bazı baklagiller şişkinlik yapsalar da harika besinlerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Nohut ve taze fasulye gibi bazı baklagiller gaz yapsa da çok güzel yiyeceklerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ektiğim nohut, biçtiğim nohut; şehre gittin de leblebi mi oldun?
Translate from Türkisch to Englisch