Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "noktası"

Lernen Sie, wie man noktası in einem Türkisch Satz verwendet. Über 60 handverlesene Beispiele.

Meselenin püf noktası odur.
Translate from Türkisch to Englisch

Sonunda bir uzlaşma noktası bulduk.
Translate from Türkisch to Englisch

O onun zayıf noktası.
Translate from Türkisch to Englisch

Evli bir yazar bekar kalmayı tavsiye ettiği zaman kitabın zayıf noktası güvenirlikten yoksun olmasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Aktarma noktası var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

İşte o işin püf noktası.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaynama noktası dış basınca bağlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Suyun donma noktası nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Bana bir dayanak noktası verin, Dünya'yı yerinden oynatayım.
Translate from Türkisch to Englisch

İşin püf noktası burada.
Translate from Türkisch to Englisch

Hepimizin ortak noktası nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Ben buraya dünyada Birleşik Devletler ve Müslümanlar arasında yeni bir başlangıç noktası aramak için geldim; biri karşılıklı ilgi ve karşılıklı saygıya dayalı; biri Amerika ve Müslümanın münhasır olmadığı ve rekabet içinde olması gerekmeyen gerçeğine dayalı.Bunun yerine onlar örtüşürler ve ortak prensipleri paylaşırlar - adalet ve ilerleme prensipleri tüm insanların hoşgörü ve haysiyeti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bak, bu bir kayıt noktası! Onu istediğini biliyorsun!
Translate from Türkisch to Englisch

Mary'nin bir sürü zayıf noktası var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun bir sürü zayıf noktası var.
Translate from Türkisch to Englisch

Güzel yemek pişirmenin püf noktası, kaliteli ve taze malzemeler kullanmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm başarıların başlangıç noktası arzudur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bildiğim kadarıyla, gölün en derin noktası burası.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkesin bir kırılma noktası var.
Translate from Türkisch to Englisch

Belize set resifi, kuzey yarımküredeki en büyük set resifidir ve aynı zamanda popüler bir dalış noktası olan Büyük Mavi Delikle de ünlüdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Burası tünelin başlangıç ​​noktası olacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir dönüm noktası.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, gölün en derin noktası.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un sadece beş sağlıklı noktası var.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayat bir yolculuktur, bir varış noktası değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Toplanma noktası nerede?
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bunu anlamıyorum. En önemli noktası nerede ?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu onun zayıf noktası.
Translate from Türkisch to Englisch

Mississippi'nin en alçak noktası nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary'nin gerçekten pek ortak noktası yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Gelecek ayın konusunun odak noktası küresel ısınmanın etkileri olacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaratıcılığım modern dilleri öğrenerek bir çıkış noktası buluyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu başlangıç ​​noktası.
Translate from Türkisch to Englisch

Everest dağının doruk noktası dünyada en yüksek noktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

İlk İletişim, insanlık tarihinde en önemli dönüm noktası oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

İşte sorunun düğüm noktası.
Translate from Türkisch to Englisch

Mantık onun güçlü noktası değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Mantık onların güçlü noktası değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Suyun erime noktası nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom dönüm noktası ile yaş dönümü arasındaki farkı bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu cümlenin hiç noktası yok.

Tom ve Mary'nin ortak noktası nedir?

Uzaktan, dünya bir ışık noktası gibi görünüyor.

Herkesin kırılma noktası var.

Anadolu yakası İstanbul'un yeni cazibe noktası olmaya başladı.

İşçi sınıfı ile işveren sınıfının hiçbir ortak noktası yoktur.

Hepsinin ortak noktası, futbol sevgisi.

Yardımın varış noktası sorun yaratıyor.

Bir dönüm noktası oldu.

Bu ifade de davanın dönüm noktası oldu.

Bir ekonomik fırsat sıradan halkın diline düştüğünde doyum noktası gelmiş ve patlaması yaklaşmış demektir. Kaymağını yiyen çoktan yemiştir.

İşin püf noktası kendini meşgul etmek.

Cezayir'in Tunus'la ortak noktası Libya'ya göre daha fazla.

Hepimizin ortak noktası futbolu seviyor olmamız.

Herkesin bir "sikerler" noktası vardır.

Gittikçe daha fazla yol ve gittikçe daha az varış noktası var.

Dans etmek Tom'un güçlü noktası değil.

Yönlendirici ayarlarında UPnP bağlantı noktası yönlendirme etkin mi?

Para sevgisinin hepimizin ortak noktası olduğunu düşünüyorum.

Uydunun yollanması, uzay programının doruk noktası oldu.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch