Lernen Sie, wie man not in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Not aldın mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen toplantı gündemindeki değişikliği not al.
Translate from Türkisch to Englisch
En iyi halde ortalama bir not alacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Telefon numarasını not ettin mi?
Translate from Türkisch to Englisch
O, İngilizce tam not aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğretmenin söylediği her kelimeyi not etmeye çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bütün dersi ezberleyerek tam not aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir not bir ataş ile belgeye tutturuldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Telefon numarasını not aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Dersi not alırken dikkatli olmanızı tavsiye ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun söylediğini not aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben yeni adresinizi not almak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom unutmamak için her şeyi not alır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary adresini istedi ve onu bir parça kâğıt üzerine not etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kağıt parçasına onun telefon numarasını not aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Zamanla ilgili hiç not almadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom plaka numarasını not aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom geçen hafta girdiği sınavda iyi bir not aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye aceleyle bir not yazdı.
Translate from Türkisch to Englisch
O her zaman öğretmeninin söylediği her şeyi not alır.
Translate from Türkisch to Englisch
Konuları niçin not etmedin?
Translate from Türkisch to Englisch
Konuşmasında vurguladığı her ifadeyi not aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen Tom'un söylediklerini not al.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom elinden geleni yaptı, ama Mary'den daha yüksek not alamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu nasıl yaptığımı not et.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bir not bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
O bana gizlice bir not verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye bir not bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
O bana bir not uzattı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bana kısa bir not gönderdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary için bir not bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye bir not uzattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tahtaya bir not yapıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen adresimi not et.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu not eder misin, lütfen?
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen onun söylediğini not et.
Translate from Türkisch to Englisch
O, tam not aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen bunu not alınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben İngilizcede iyi bir not aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun telefon numarasını not ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğretmeniniz kağıtlara not atıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Not defterine not etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Anderson'a kısa bir not uzattılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Matematikte iyi bir not aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Telefon numarasını not etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O telefon numarasını not aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Unutmadan önce, onu not alın.
Translate from Türkisch to Englisch
Postacı kapımıza bir not bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Polis onu defterine not aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Unutmamak için onun adını not ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu not edin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir not bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana bir not gönderdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kelime uzun zamandır not defterimde.
Kütük gibi durma, not almaya başla.
Tom'a bir not bırakmalıydım.
Onu not etmeliyim.
Tom'a bir not gönderdim.
Not yazdım.
İşe yararsa Tom'a bir not yazabildim.
Tom not alıyor.
Her zaman not alırım.
Not alıyorum.
Benim not defterim pembe.
Sana bir not bıraktım.
Size bir not bıraktım.
Not almam lâzım.
Tom, Mary'ye bir not gönderdi.
Bana artık not yollama.
Bana artık not yollamayın.
Bu sabah kapına bir not bıraktım.
Tom not kağıdına uzandı.
Tom, Mary'ye tam not verdi.
Herhangi birisi not tuttu mu?
Neden not almıyorsun?
Masamda Tom'un el yazısıyla yazılmış bir not vardı.
Bir not var mıydı?
Not: Seni seviyorum.
Mary gizli bir hayranından bir not aldı.
Birkaç olası çeviri olduğunu anlarsanız benzer cümleleri not edin, çünkü aynı dilde birkaç çeviri ekleyebilirsiniz.
Öğretmen, sınavlarımızda not verirken çok adildi.
Aslında o öğrenci İngilizceden tam not aldı.
Kate tarih dersinde dikkatle not tuttu.
Tom not defterine bir şey yazdı.
Unutmamak için onun telefon numarasını not ettim.
31'e kadar olan tüm sayıları not ettim.
Sana bir not bırakacaktım.
Masamda bir not fark ettim ama kimin yazdığını bilmiyorum.
Sözlerimi not et. Dünyadaki en büyük çevirmen olacağım!
Tom mutfak masasına bir not bıraktı.
Hata görürsen bir not göndermekten çekinme.
Onu takvimime not etmeyi ihmal ettim.
Onun sınavda tam not aldığı doğru.
Tom bana bir not bıraktı.
Bunu not edeyim.
Onun adını ve adresini not ettim.
Lütfen bunu not edin.
Not Tom'dandı.
Keşke Tom bir not bıraksaydı.
Öğretmenin söylediği her şeyi not almaya çalıştı.