Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "numarasını"

Lernen Sie, wie man numarasını in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Telefon numarasını not ettin mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Telefon numarasını not aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben en yakın American Express ofisinin telefon numarasını öğrenmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'ye John'un yeni telefon numarasını bilip bilmediğini sordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kağıt parçasına onun telefon numarasını not aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin numarasını çevirdi ve meşgul sinyalı aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom plaka numarasını not aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye profiline telefon numarasını dahil etmemesi gerektiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, son zamanlarda telefon numarasını değiştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'den telefon numarasını istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Maria onun ne adını ne de telefon numarasını biliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu görünce, Nick'e onun yeni adresini ve telefon numarasını sormalıyım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye gerçek telefon numarasını vermedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin telefon numarasını bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben onun telefon numarasını unuttum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye telefon numarasını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin telefon numarasını unuttu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom küçük siyah defterine Mary'nin telefon numarasını yazdı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ona benim telefon numarasını bilip bilmediğini sordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer o, onun telefon numarasını bilseydi, onu arayabilirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun telefon numarasını not ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un telefon numarasını biliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Onun telefon numarasını bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Telefon numarasını not etti.
Translate from Türkisch to Englisch

O telefon numarasını not aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun telefon numarasını hatırlıyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Onun telefon numarasını bulmaya çalıştım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona adını ve telefon numarasını verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'den John'un telefon numarasını istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana Dr.Shiegal'in telefon numarasını vereceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom telefon numarasını Mary'ye söylediğine pişman.
Translate from Türkisch to Englisch

Unutmadan önce onun telefon numarasını yaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Telefon numarasını bilse, onu arayabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sazae her zaman kendi telefon numarasını unutuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O bana ofis telefon numarasını ve adresini verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun numarasını biliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Onun telefon numarasını aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun telefon numarasını bir kâğıt parçasına yazdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un telefon numarasını bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a Mary'nin telefon numarasını verdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun telefon numarasını hatırladın mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un numarasını bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un numarasını çevirdim.
Translate from Türkisch to Englisch

PIN numarasını unuttum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'dan telefon numarasını istedim.
Translate from Türkisch to Englisch

PIN numarasını değiştirmek istiyorum.

Tom'un Mary'nin telefon numarasını bildiğinden kuşku duyuyorum.

Tom'un Mary'nin telefon numarasını bilip bilmediğini merak ediyorum.

Tom bana Mary'nin telefon numarasını bilip bilmediğimi sordu.

Tom, Mary'nin numarasını çevirdi.

Tom telefon numarasını almış olsaydı Mary'yi arardı.

Tom bana Mary'nin telefon numarasını verdi.

Tom Mary'ye John'un telefon numarasını verdi.

Onun numarasını ezberledin mi?

Tom bana telefon numarasını verdi ve onu aramamı söyledi.

Tom Mary'nin telefon numarasını bilmediğini söyledi.

Unutmamak için onun telefon numarasını not ettim.

Faks numarasını yazmayı neden unuttum?

Mary onun ne ismini ne de telefon numarasını biliyordu.

Aşağıda verilen boşluğa seri numarasını kaydet.

Tom Mary'nin telefon numarasını bilebilir.

Tom bilgisayarına Mary'nin adını ve telefon numarasını yazdı.

Burada Tom'un telefon numarasını bilen biri var mı?

Tom Mary'nin telefon numarasını bilen tek kişi.

Buradaki herhangi biri Tom'un telefon numarasını biliyor mu?

Tom benden Mary'nin numarasını istedi.

Telefon numarasını Mary'ye söylemem için Tom bana söz verdirdi.

Biri bana Tom'un numarasını verdi.

Tom bana telefon numarasını verdi.

Unutmayayım diye onun telefon numarasını yazdım.

Telefon numarasını bilmeyince onu arayamıyorum.

Posta takip numarasını ona sorabilir misin?

Maria ne onun adını ne de telefon numarasını biliyordu.

O onun ne adresini ne de telefon numarasını biliyordu.

Tom Mary'ye telefon numarasını söyletemedi.

Biri bana Tom'un telefon numarasını söyleyebilir mi?

Tom Mary'nin telefon numarasını biliyor.

Onunla bağlantı kurmak istiyorum. Onun telefon numarasını biliyor musun?

Tom Mary'nin telefon numarasını yazdı.

Bana Tom'un telefon numarasını ver ve onu arayacağım.

Tom bir kağıt parçasına telefon numarasını yazdı ve onu Mary'ye verdi.

Bana telefon numarasını verdi.

Tom Mary'nin telefon numarasını bilmek istiyordu.

Bununla ilgili olarak Tom'la konuşmak istersen bana haber et de sana numarasını vereyim.

Eğer ilgilenirsen, bana bildir ve sana onun telefon numarasını vereceğim.

Tom'un numarasını senin için alacağım.

Tom'un Mary'nin telefon numarasını bilmesi muhtemeldir.

Tom'un numarasını yazdın mı?

Tom'un numarasını not etti mi?

Tom'un Mary'nin telefon numarasını bildiğine dair bir ihtimal olduğunu düşünüyor musun?

Plaka numarasını yazdın mı?

Pasaport numarasını yazmamışsınız.

Ona posta takip numarasını sorabilir misin?

Mary'ye John'un numarasını Tom'un verdiğini düşündüm.

Tom Mary'nin telefon numarasını almadı.

Tom telefon numarasını benim için yazdı.

Tom her zaman kendi telefon numarasını unutuyor.

Tom'dan Mary'nin telefon numarasını istedim.

Tom son zamanlarda telefon numarasını değiştirdi.

Tom Meryem'den telefon numarasını istedi, fakat o vermeyi reddetti.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch