Lernen Sie, wie man oda in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Bu oda uyumak için uygun değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda mobilyayla dolu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir oda ne kadar?
Translate from Türkisch to Englisch
Paris'te bir aylığına bir oda kiraladım.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda çok soğuk. Ateş söndü.
Translate from Türkisch to Englisch
Mevcut tek oda iki kişiliktir.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda uzun süredir boş.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana asansöre yakın bir oda ver.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun evinde kalırken bana büyük bir oda verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda sıcaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda farklı görünüyor, şimdi daha çok beğeniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oda fazla güneş ışığı almıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oda fazla güneş almıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda, mektubu okumasına yetecek kadar aydınlıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda mobilyadan yoksundu.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda kilitliydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Cuma akşamı, üç adam Bay White'ın oteline geldi ve üç oda istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben binanın köşesinde bir oda istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben aylık oda kiralarım.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda tütün kokuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bu oda için yeni bir halı satın almak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oda küflü kokuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Banyolu bir oda mı ya da duşlu bir oda mı istersiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Biz, partiyi düzenlemek için bir oda kiralamak zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim partimiz için bir oda kiralamamız gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda basın konferansının başlamasını bekleyen muhabirlerle tıka basa doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda arkadaşım, filmlere para harcama söz konusu olduğunda, müsriftir; o fiyatı ne olursa olsun, onları piyasaya çıktığı gün alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sizin oda dağınık.
Translate from Türkisch to Englisch
Araştırma amaçları için bir oda ayırın.
Translate from Türkisch to Englisch
Her sabah on dakikalık oda toplantısı yaparız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom John'un oda arkadaşı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda sanki birisi sigara içiyormuş gibi kokuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Evinin ikinci katında kaç oda vardır?
Translate from Türkisch to Englisch
Evinizde kaç oda var?
Translate from Türkisch to Englisch
Ateş söndü ve bu oda soğuk.
Translate from Türkisch to Englisch
Güzel bir oda, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom evine bir oda ekledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Fred'in evinde beş oda bulunmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda sıcak.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda 105 nerede?
Translate from Türkisch to Englisch
O bir oda ayırttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oda sıkışık.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu benim oda hesabına yazın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oda VIP'ler için.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oda kiralık.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oda çok karanlık.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok sessiz bir oda.
Translate from Türkisch to Englisch
Çift kişilik bir oda rica ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda ısınıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oda kolayca ısınır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oda çok sıcak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bir oda bulur musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oda güneş alır.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda karanlıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom John'ın oda arkadaşı idi.
Oda, güzel bir göl manzarasına hakim.
Bu oda çok havasız.
Bu oda rahat.
Bu oda yeterince büyük.
Oda insanlarla dolu.
Evime bir oda ilave ettim.
Biz handa bir oda bulduk.
Lütfen onun için bir oda ayır.
Bu oda iyi döşenmiş.
Oda çiçeklerle dolu.
Arkada bir oda istiyorum.
Oda arkadaşım bir parti veriyor.
Bu oda klimalıdır.
Tek kişilik bir oda ister misin?
Çift yataklı bir oda istiyorum lütfen.
Ön tarafta bir oda istiyorum.
Oda senin için yeterince büyük mü?
Oda servisi hâlâ mevcut mu?
Bu oda fazla güneş almaz.
Kiralık bir oda arıyorum.
O, bir öğrenciye bir oda kiralıyor.
Tek kişilik oda rezervasyonu yaptırmak istiyorum.
Oda salonun sonundadır.
Bu oda çok fazla güneş ışığı almaz.
Bu oda için yeni bir halı almalıyız.
Bu oda 839'dur.
Oda numaranız, lütfen.
Oda numaranızı alabilir miyim?
Bu oda yakında ısınacak.
Oda arkadaşım çok gevezedir.
Oda tozla kaplıdır.
Oda şimdi sizin için hazırdır.
Bana başka bir oda verebilir misiniz?
Oda insanlarla doluydu.
İyi manzaralı bir oda istiyorum.
Lütfen oda 213'ün önünde bekleyin.
Oda onun tarafından boyanıyor.
Oda oynamak için çok fazla küçük.
Bu oda bol güneş ışığı alır.
Bu oda çalışmak için keyifli.
Daire üç küçük oda ve bir banyodan oluşuyor.
Yaesu Otelinde bir oda tuttu.
Bahçeye bakan bir oda istiyorum.
Oda Bayan Smith tarafından temizlenir.
Oda yarın boyanacak.