Lernen Sie, wie man ofis in einem Türkisch Satz verwendet. Über 81 handverlesene Beispiele.
Patronum ofis telefonundan özel görüşme yaptığım için beni azarladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Son zamanlarda, bilgisayar kullanımında artan çeşitlilik, ofis alanlarının çok ötesine uzandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ofis altıncı kata taşındı.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen sekreterden ofis malzemelerini, depo odasına stok etmesini isteyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ofis kapısını kilitli buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir ofis bayanı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim ofis binanın kuzey tarafındadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ofis binasının arkasında parketti.
Translate from Türkisch to Englisch
Hemen hemen tüm ofis çalışanlarının üçte biri gözlük takıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ofis bir veda partisi veriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir ofis çalışanıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sadece düz bir ofis çalışanıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bir ofis çalışanından daha fazlası değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sadece sıradan bir ofis çalışanıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun çalıştığı ofis odur.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sadece düz eski bir ofis çalışanıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ofis onun için bir anıt düzenledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Japon ofis çalışanları çok çalışırlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Ofis işin ehli insanlarla dolu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı yeni ofis ekipmanları almalıyız, elimizdekiler çağ dışı.
Translate from Türkisch to Englisch
O bana ofis telefon numarasını ve adresini verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ana ofis polis tarafından basılmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ofis çalışanları problemi çözmek için hızlı ve etkili çalıştılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir ofis kiraladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ofis kapısının kilidini açtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ofis karanlık.
Translate from Türkisch to Englisch
Ofis boş.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin ofis kapısını çaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ofis kapım her zaman açık.
Translate from Türkisch to Englisch
Birleşme her şeyi bozduğundan beri ofis altüst oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ofis binasının önünde bir resim için poz verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ofis kapısını açtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ofis terk edilmişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Ofis ıssız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ofis numarası nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Ofis binamızın dışında toplanan büyük bir kalabalık var gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana daha iyi bir ofis almak zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ofis kapısı kapalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim ofis için bir harita ekli.
Translate from Türkisch to Englisch
Yönetici bütün sabah ofis dışında olacak bu yüzden onu günün sonunda tekrar ara.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın bir ofis partisi veriyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Oval ofis Beyaz Saray'da.
Translate from Türkisch to Englisch
Boston'un şehir merkezinde bir ofis kiralamak pahalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ofis kapısı açıktı ama hiçbir şey eksik bulunmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir elektronik firmasında bir ofis yöneticisidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ofis kapısını çarparak kapadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ofis kapısını kapattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir ofis partisindeyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un sabah 9 akşam 5 ofis işi var.
Ofis yeni yıl tatili için on gün kapalıydı.
Boston'un ortasında bir ofis kiralamak çok pahalı.
O, iş için Osaka'da olduğundan dolayı ofis dışında.
Yüksek tavanlı ve büyük odaları olan bir bina onun yerini alan renksiz ofis bloklarından daha az pratik olabilir, ama genellikle çevresi ile iyi uyum sağlar.
Tom'a güzel bir ofis bulalım.
Birisi bizim ofis binamızı havaya uçurmaya çalıştı.
Ben ofis politikasını sevmiyorum.
Ofis küçüktü ama şehrin bir manzarasına sahipti.
Tom şimdi ofis personeliyle konuşuyor.
Tom ofis koltuğunun yüksekliğini ayarladı.
Tom bütün ofis için bir piknik düzenledi.
O, çalıştığı ofis yakınında öğle yemeği yer.
Tüm ofis çalışanlarının neredeyse üçte biri gözlük takar.
Tom yıllarca ofis için çalışmadı.
Geçen Noel ofis partisinde tanıştık.
Bu yıl bir ofis Noel partisi vermeyeceğiz.
Ofis noel partisinde ne oldu?
Ofis için resim satın almak biraz saçma değil mi?
Eski ofis daha az aydınlatılmıştı.
Yeni ofis daha geniştir.
İlk başta basit ofis politikasıydı ama sonra Tom bürodaki her kadını hamile bıraktı.
Bu ofis bana ait, ona değil.
Bu ofis ona değil, bana ait.
Kırk beş yıl boyunca bir ofis kabininde çalıştıktan sonra emekli oldum.
Ofis kapısı açık olacak.
Sami onun sadece ofis dedikodusu olduğunu söyledi.
Tom bir ofis bölmesinde çalışıyor.
Google bu ay Romanya'da bir ofis açıyor.
Sarı ışık yatak odası için daha uygunken ofis ve çalışma odası gibi yerlerde beyaz ışık kullanmak daha mantıklı.
Ofis binamız saldırıda hasar aldı.
Ofis binamız saldırıda zarar gördü.
Bir zımba ve diğer bazı ofis malzemeleri satın almam gerekiyor.