Lernen Sie, wie man okuldan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Okuldan sonra sınıfımızı temizleriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Okuldan sonra sıklıkla tenis oynarım.
Translate from Türkisch to Englisch
Okuldan sonra sık sık tenis oynarım.
Translate from Türkisch to Englisch
Okuldan sonra tenis oynadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Genellikle okuldan sonra tenis oynarız.
Translate from Türkisch to Englisch
Okuldan ayrılacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuklar okuldan sonra bir pizzayı paylaştılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Okuldan geçen hafta ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çoğu çocuk okuldan nefret eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz okuldan sonra her zaman birçok şey hakkında konuştuk.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz okuldan sonra sınıfımızı temizleriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sık sık okuldan sonra futbol oynarım.
Translate from Türkisch to Englisch
Okuldan sonra gitar çalarım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben okuldan sonra ders çalışmam.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben, okuldan sonra raporumu teslim edeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bayan White Tom'un okuldan sonra kalmasını emretti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom okuldan kaçar mıydı?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kavga ettiği için okuldan atıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sınavda kopye çekerken yakalandı ve okuldan uzaklaştırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'den onu okuldan sonra karşılamasını istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary hemen hemen her zaman okuldan sonra tenis oynarlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün, okuldan eve dönerken sağanak yağmura yakalandım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom okuldan sonra çocukları gelip alacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom okuldan atıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom okuldan eve giderken çok klas bir mahalleden yürür.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün birkaç çocuk okuldan erken ayrılmak zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom okuldan kovuldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin aşk problemlerini okuldan geri dönerken tartışalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben okuldan eve giderken Tony ile karşılaştım.
Translate from Türkisch to Englisch
Keiko'nun okuldan sonra tenis oynadığını gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kuralların birine uymadı ve okuldan atıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir hafta boyunca okuldan uzak kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Okuldan ayrılmak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Okuldan sonra bir mektup yazacak.
Translate from Türkisch to Englisch
O, okuldan kaydını sildirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Okuldan sonra boş musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar okuldan ayrıldılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz okuldan sonra tenis oynarız.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün okuldan erken ayrılabilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Okuldan sonra bize yardımcı olur musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Okuldan sonra tenis oynayalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Okuldan dönerken ona rastladım.
Translate from Türkisch to Englisch
O, okuldan sonra beyzbol oynadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes okuldan sonra ne yapar?
Translate from Türkisch to Englisch
Biz okuldan sonra sık sık satranç oynadık.
Translate from Türkisch to Englisch
O, okuldan sonra onu karşılayacağına söz verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi okuldan mezun olduğunu lütfen bana tekrar söyler misin?
Translate from Türkisch to Englisch
13. doğum gününden birkaç gün sonra, Tony de okuldan mezun oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, okuldan atıldı.
Onlar her zaman okuldan kaçarlar.
Tom okuldan uzaklaştırıldı.
Oğlu okuldan atıldı.
Okuldan sonra beyzbol oynayalım.
Okuldan sonra onun hakkında konuşalım.
Okuldan sonra futbol oynayacağız.
Okuldan mezun olmak için devam etmeyecek.
Okuldan az önce döndüm.
Okuldan sonra tenis oynayacak mısın?
Okuldan sonra basketbol oynayalım.
Annem-babam beni okuldan aldı.
Okuldan eve giderken onunla karşılaştım.
Okuldan sonra plan üzerinde konuşalım.
Okuldan sonra futbol oynayacağım.
Okuldan sonra çalışmayla çok meşgulüm.
Öğretmen okuldan sonra onun kalmasını sağladı.
Okuldan ayrıldıktan sonra, Londra'ya gitti.
Okuldan sonra çok fazla oyalanmayın.
Okuldan sonra futbol oynamak eğlencelidir.
Her gün okuldan sonra tenis oynar.
Okuldan sonra bir mektup yazmayı planlıyor.
Onlar benim teknik okuldan arkadaş.
Tom başarısızlıktan dolayı okuldan atılmamayı umuyor.
Yaz tatillerini okuldan daha çok seviyorum.
Okuldan sonra neredeyse her zaman beyzbol oynarım.
İkinci yılında okuldan ayrıldı.
Okuldan sonra sık sık piyano çalardı.
Öğretmen okuldan erken ayrılmama izin verdi.
Okuldan sonra beyzbol oynayacaklar.
Her cumartesi okuldan sonra tenis oynadık.
Tam okuldan çıkarken ona rastladım.
Saat altıya kadar okuldan dönecek.
Çocukları okuldan sen alabilir misin?
Tom okuldan sonra çoğunlukla Mary ile tenis oynar.
Çalışmadığı için onu okuldan attılar.
Dün okuldan sonra doğruca eve gittin mi?
Aylık ücreti ödediğimi düşünüyordum fakat okuldan hâlâ ödenmesi gereken fatura olduğunu söyleyen bir telefon çağrısı aldım.
Okuldan sonra tenis oynamam.
Tom, sınavda kopya çekerken yakalandı ve okuldan uzaklaştırıldı.
Laurie okuldan nefret eder.
Tom'u okuldan almaya gitmeliyim.
Bir toplantıya katılmak zorundaydım bu yüzden Tom'u okuldan sonra almak için onu zamanında yapamadım.
Okuldan atılmadan okulu bitirdim.
Okuldan sonra Tom'u almayı unuttum.
Tom okuldan nefret eder.
Tom sık sık okuldan kaçar.
Biz okuldan sonra sıklıkla satranç oynarız.
Okuldan ayrılmaya karar verdim.
Emily okuldan ayrılmaya karar verdi.
Emily okuldan on altı yaşında ayrıldı.
Okuldan ayrılmak istiyorum.