Lernen Sie, wie man okuyucu in einem Türkisch Satz verwendet. Über 21 handverlesene Beispiele.
İki hamlede, Kasparov meydan okuyucu kontrol edecektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Romancı büyük bir okuyucu kitlesiyle konuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Akıllı bir okuyucu, anonim kaynaklar dahil, okudukları her şeyi tartmak için istekli olmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Dikkatli bir okuyucu hatayı fark ederdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hızlı bir okuyucu değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hırslı bir okuyucu.
Translate from Türkisch to Englisch
O hırslı bir okuyucu.
Translate from Türkisch to Englisch
Okuyucu önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
En popüler yazarlarından biri bırakınca gazete okuyucu kaybetmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Dergi bu yıl bir sürü okuyucu kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Laptopumda dahili bir kart okuyucu bulunuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir zihin okuyucu değilim. Ne istediğini bana söylemen gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Noel için bir e-okuyucu aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gazete 5,5 milyonluk günlük ortalama okuyucu kitlesiyle böbürlenir.
Translate from Türkisch to Englisch
Okuyucu, ben onunla evlendim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom körler için bir okuyucu olarak çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hırslı bir okuyucu, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
O yazarın sadık bir okuyucu kitlesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Nuh Nebi'den kalma birkaç disketin içinde ne olduğunu merak edip USB disket okuyucu aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu laptopta parmak izi okuyucu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ekitap okuyucu aldıktan sonra matbu kitaba para vermez oldum.
Translate from Türkisch to Englisch