Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "okuyup"

Lernen Sie, wie man okuyup in einem Türkisch Satz verwendet. Über 30 handverlesene Beispiele.

Sorun onun mektubu okuyup okumayacağıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Sorun onun mektubumu okuyup okumayacağıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona kitabı okuyup okuyamayacağımı sordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Siz okuyup yazıyorsunuz da ne oluyor?
Translate from Türkisch to Englisch

Okuyup, yazamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu parçayı okuyup Japonca'ya çevir.
Translate from Türkisch to Englisch

Baban okuyup öğrenesin diye çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu okuyup anladığın zaman bana yalnızca posta yoluyla yanıt ver.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayvan değilsiniz kitapları parçalamadan içini açmadan önce özetine bakın ondan sonra okuyacaksanız okuyup, kutuphaneciye iade edin.
Translate from Türkisch to Englisch

Üniversitede okuyup okumayacağıma ya da bir iş bulup bulmayacağıma karar vermedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tam şu anda, bunu okuyup çeviriyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye kitabı gerçekten okuyup okumadığını sordu.
Translate from Türkisch to Englisch

İngilizceyi herhangi bir sorun olmadan okuyup yazabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch

O, Fransızca okuyup yazabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Marika Japonca okuyup yazabilir mi?
Translate from Türkisch to Englisch

O şimdiden okuyup yazmaya başlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Harrison'ın okuyup yazamadığını iddia ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Endişe, onun mektubu okuyup okumayacağıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Fransızca okuyup yazabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami çok okuyup yazar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bana Fransızca okuyup okumadığımı sordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami İslam hakkında okuyup bilgilenmek istiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali okuyup doktor oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Gece ikiye kadar kitap okuyup uyumadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Başlanıp da beğenilmeyen bir kitap ya da filmi sonuna kadar okuyup izlemek, batık maliyet yanılgısına güzel bir örnektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Hem okuyup hem çalışmayı nasıl başarabiliyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Temel Amerika'ya gidip ana dili gibi İngilizce öğrenmiş. Orada ayrıca burnunu ameliyat ettirip küçülttürmüş ve konservatuvar okuyup çok becerikli bir piyanist olmuş. Bir gün konser verip seyircileri selamladığında o sırada Amerika'da olup tesadüfen en ön sırada onu izleyen Dursun "Ula hemşerim, helal olsun çok iyi çaldın da!" diye bağırmış. Bunun üzerine şaşıran Temel kendisini nasıl tanıdığını sorunca Dursun "Piyanistler otururken tabureyi piyanoya doğru çekip ayarlarlar, sense önce tabureye oturup sonra piyanoyu kendine çektin. Oradan anladım da!" diye cevaplamış.
Translate from Türkisch to Englisch

Mesajımı okuyup okumadığını sormak istedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu metni okuyup çevirin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu metni okuyup çevir.
Translate from Türkisch to Englisch