Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "olağan"

Lernen Sie, wie man olağan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 40 handverlesene Beispiele.

Bu soğuk hava haziran için olağan değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu defa ilk kez özel bir villada kaldım, ve gerçekten olağan dışı bir şeydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım o olağan dışı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu olağan dışı değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Oldukça olağan dışı.
Translate from Türkisch to Englisch

O olağan dışı değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sokakta olağan dışı bir şey fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu olağan olmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Olağan dışı bir şey fark etmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin ve Tom'un aynı fikirde olmaması çok olağan dışı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom olağan dışı bir şey fark etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu olağan dışı bir hava.
Translate from Türkisch to Englisch

Olağan dışı bir şey hissediyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çok olağan dışı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom olağan dışı bir şey görmediğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun hakkında olağan dışı bir şey var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Olağan dışı bir şey yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu hiç olağan dışı değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tür şeyin olmasını beklemek olağan dışı değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Olağan dışı bir şey fark ettin mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Son günlerde olağan dışı bir şey yedin mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Son zamanlarda olağan dışı bir şey duydunuz mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bütünüyle olağan dışı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün gece olağan dışı bir şey oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Olağan dışı bir şeyin kokusunu alıyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Biz olağan dışı dereceler aldık.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün gece olağan dışı bir şey gördün ya da işittin mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu olağan bir düzenlemedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağrı için olağan neden nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Onun hakkında olağan dışı bir şey yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Polisin olağan arama prosedürlerini izleyip izlemediği belli değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Anadoluspor'da olağan divan kurulu toplantısı yapıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yıllık olağan mâli genel kurulunda konuşan Ali, kulübün mâli bilançosunu açıkladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Beliren ulusal savaşın tek amacı yurdu dış saldırıdan kurtarmak olduğu halde bu savaşın, başarıya ulaştıkça, ulusal iradeye dayanan yönetimin bütün ilkelerini ve şekillerini evre evre bugünkü döneme değin gerçekleştirmesi olağan ve kaçınılmaz bir tarih akışı idi.
Translate from Türkisch to Englisch

Olağan dışı bir şeyler fark eden oldu mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu pek de olağan dışı bir şey değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkesin geçirdiği türden olağan bir soğuk algınlığıydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Nisan ayında olağan bir seçim yapılmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşam olağan biçimde sürmekte.
Translate from Türkisch to Englisch

Olağan yasama usülü, AB'deki temel karar alma faaliyetidir.
Translate from Türkisch to Englisch