Lernen Sie, wie man olacak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Doktor olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Yumi öğretmen olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tırtıl harika bir kelebek olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Yakında o bir baba olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin yardımına ihtiyacım olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların düğünleri yarın olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
O önümüzdeki şubat ayında on yedi yaşında olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
O iki hafta New York'ta olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yılın sonunda bir ekonomik kriz olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
N8, Nokia'nın Symbian 3 işletim sistemi kullanan ilk aygıtı olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir doktor olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Babam yakında kırk yaşında olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu metni çevirmek çok kolay olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Karım da seni görmekten memnun olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Önümüzdeki ay onun bir bebeği olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Önümüzdeki ay keman çalmaya başlayalı beş yıl olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu problemler yakın gelecekte çözülmüş olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Yakın gelecekte bir enerji krizi olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Eredivisie'nin şampiyonu Ajax olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın burada bir toplantımız olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Gelecek ayın sonunda on yıldır burada yaşamakta olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Arkadaşım rehberimiz olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece ,sana yardım etmekten çok hoşnut olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun için fazladan bir masraf olacak mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Gösteri akşam saat yedide yayında olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Sam'i sadece başarısız olacak planından vazgeçmesi için ikna etmeye çalıştım,
Translate from Türkisch to Englisch
Daha sonra bir kişi daha bize katılıyor olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne yaptığımızı merak ediyor olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Şüphesiz o, sınavda başarılı olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
İskoç Galcesi, Tatoeba'daki 89. dil olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Önümüzdeki yıl şapkalar moda olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Evrensel dil hangisi olacak?
Translate from Türkisch to Englisch
Sen hapishaneden çıkıncaya kadar o evlenmiş olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Üzgünüm ama Paul hasta olduğunu bildirmek için aradı ve benim sana onun vardiyasını çalışman için ihtiyacım olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Hava bu gece kesinlikle iyi olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün Pazartesi ve yarın Salı olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, uluslararası olduğu için altı dolar olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
O, başlangıçta zor olacak, fakat her şey başlangıçta zordur.
Translate from Türkisch to Englisch
O yakında burada olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın kar yağıyor olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Derhal doktoru çağır, yoksa hasta daha kötü olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben prensip olarak yasağa katılıyorum fakat uygulamada oldukça zor olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Amcam gelecek ay iki yıldır New York'ta yaşıyor olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
O, büyüdüğünde doktor olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu açmak için bir allen anahtara ihtiyacın olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Demokratik fikirlerin o ülkeye tanıtılması yavaş bir süreç olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Cuma gecesi lisede bir dans olacak.
Yarın bu vakitte ailesiyle konuşuyor olacak.
O, yarın bu vakitte Londra'da olacak.
O bebek öğleye kadar beş saat uyumuş olacak.
O zamanla başarılı olacak.
Sen dönmeden önce o buradan ayrılmış olacak.
Yarın bu vakitte onunla akşam yemeği yiyor olacak.
O, yarın öğleden sonra tenis oynuyor olacak.
2030'a kadar onun nüfusunun yüzde yirmi biri altmış beş yaşından büyük olacak.
Doktor bir dakika içinde burada olacak.
Bu lekeyi çıkarmak zor olacak.
Sigara içen insanların sayısı artıyor, bu yüzden kanser yakında ölümün en yaygın nedeni olacak.
Sığır serbestleştirilmesinin kesin sonucu ortaya çıkmadan önce dört yıl olacak.
Oğlum bir öğretmen olacak.
O metni çevirmek çok kolay olacak.
Daha sonraki hayatında sana faydalı olacak kitapları okumalısın.
Daha sonraki hayatında sana faydalı olacak bilgi türünü içeren kitapları okumalısın.
İki öğrenci birbirleriyle konuşuyor olacak.
Yarın matematik dersimiz olacak.
Hava tahmini göre, hava yarın açık olacak.
Hava tahmini göre, yarın karlı olacak.
Neşelen! Yakında her şey iyi olacak.
Bay Suzuki, eski bir Başbakan, komitenin başkanı olacak.
Biz oraya varmadan önce, otobüs hareket etmiş olacak.
Her şey iyi olacak.
Eğer şimdi Tom'u ziyaret ederseniz, o muhtemelen TV izliyor olacak.
Ne zaman bilmiyorum, ama bir gün olacak.
O, bu bahar otuz yıldır öğretmenlik yapıyor olacak.
Sınırsız hoşgörü hoşgörünün ortadan kalkmasına yol açar. Hoşgörüsüz olanlara bile sınırsız hoşgörüyü uzatırsak, hoşgörülü bir toplumu hoşgörüsüzlerin saldırısına karşı korumaya hazır değilsek, o halde hoş görülü tahrip olacak ve onunla birlikte hoşgörü de.
Havaalanına gitmek ne kadara mal olacak?
Jane çiçekleri görmek için heyecanlı olacak.
Dedikoduyla meşgul olacak zamanım yok.
Bahar çok geçmeden burada olacak.
Çocuk altı yaşında olacak.
Bay Ozawa sonraki yönetici olacak mı?
John beş dakika içinde burada olacak.
Benim çalışmalar tamam olacak.
Gelecek hayatında faydalı olacak kitaplar oku.
Bir aptal her zaman kendisine hayran olacak daha büyük bir aptal bulur.
Yaklaşık 10.000 yene mal olacak.
Ağlama. Her şey iyi olacak.
Paris'e uçmak 500 dolara mal olacak.
Tom bir gün iyi bir futbol oyuncusu olacak.
Eğer onu şimdi ziyaret edersen, Tom televizyon izliyor olacak.
Tom'un cenaze töreni bu hafta olacak.
Bu kış çok az kar olacak.
Bize yardımcı olacak birine ihtiyacımız var.
Tom'un operasyonu küçük bir servete mal olacak.
Tom yakında Avustralya'dan buraya varıyor olacak.
Tom bu yıl bir üniversite öğrencisi olacak.
Tom onun bir duvar yapmasına yardımcı olacak birini arıyor.
Tom gelecek yıl otuz olacak.
Tom otuz olacak.
Tom ve Mary'nin bir bebekleri olacak.