Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "olamaz"

Lernen Sie, wie man olamaz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bu doğru olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben insanım, insana dair hiçbir şey bana yabancı olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç kimse futbolcu olmadan bir futbol takımının teknik direktörü olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O, dün orada olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Söylenti gerçek olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

John gibi böylesine dürüst bir insan yalan söylemiş olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Her şeyi göz önüne alırsak, o suçlu olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Öyle bir şey yapmış olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O otuzdan aşağı olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O öyle bir şey yapmış olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O öyle bir şey söylemiş olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O, olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Açıkçası, bu bir kişinin işi olamaz. Tatoeba'nın işbirlikçi olmasının nedeni budur.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz dil araçlarını bir sonraki seviyeye getirmek istiyoruz.Biz dil öğrenme manzarasında yenilik görmek istiyoruz.Ve bu, bir topluluk olmadan inşa edilemeyen verimli platformlar olmadan katkıda bulunamayan açık dil kaynakları olmadan olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O, partide beni görmüş olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün gün güneşte oturma iyi olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O hasta olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O otuzu aşkın olamaz; o hâlâ yirmili yaşlarda olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

O doğru olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O erkek çocuk sadece fast food yerse, çok sağlıklı olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yirminin üzerinde olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

David evde olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O uzakta tatilde olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun hikayesi gerçek olamaz. O sık sık yalan söyler.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarasasız çan kulesi olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Su olmadan hayat olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Susuz hayat olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O otuz yaşın üzerinde olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O adam intihar etmiş olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Yüzü ışık vermeyen asla yıldız olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

İngilizce kompozisyon çok iyi. Onu kendisi yazmış olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç dakik olamaz mısın? Bir saattir burada bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kesinlikle bizim kulübün bir üyesi olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom o kadar toy olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary kadar yaşlı bir kız çocuğuna sahip olmak için yeterince yaşlı olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom büsbütün o kadar kötü olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer gayret etmezse, hiç kimse İngilizceye hakim olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O size yardımcı olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun hikayesi düzmece olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Frank hasta olamaz. O bütün gün tenis oynuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Mike böyle bir şey yapmış olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Nancy, bu kitabı okumuş olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Jane böyle bir şey söylemiş olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Mako bu mektubu yazmış olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Nancy Jack'le evlenecek kadar aptal olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom artık bizim komitenin bir üyesi olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom o kadar genç olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom aç olamaz. O az önce akşam yemeği yedi.

Tom Mary'den çok daha yaşlı olamaz.

Tom otuzu aşkın olamaz O yaklaşık on sekiz gibi görünüyor.

Tom bütün bu işi tek başına yapmış olamaz.

Tom onun hepsini tek başına yapmış olamaz.

Tom yaptığını söylediğin şeyi yapmış olamaz.

Kimse bana yardımcı olamaz.

Haber doğru olamaz.

O öyle söylemiş olamaz.

Kimse bana asla yardımcı olamaz.

Onun hikayesi doğru olamaz.

O, yalan söylemiş olamaz.

O, dürüst bir adam olamaz.

Herkes şair olamaz.

O yalan söylemiş olamaz.

Herkes bir şair olamaz.

Onun söylediği gerçek olamaz.

Bu gerçek bir elmas olamaz.

Her insan bir sanatçı olamaz.

O, bu kitabı okumuş olamaz.

O, okula gitmiş olamaz.

Hiçbir şey ondan daha kötü olamaz.

Herkes sanatçı olamaz.

Hiçbir şey ondan daha iyi olamaz.

Söylenti doğru olamaz.

O, sınavı geçmiş olamaz.

O, henüz yatağa gitmiş olamaz.

O, öylesine aptal bir şey söylemiş olamaz.

Dilenciler seçici olamaz.

O, öyle bir şey yapmış olamaz.

O bir şair olamaz.

O, doğru olamaz.

Güçlü bir adam yolsuzluğa tabi olamaz.

O, öyle söylemiş olamaz.

O, genç olamaz.

O, bir şair olamaz.

O, hastalanmış olamaz.

O, benden daha yaşlı olamaz.

Onu hakkında bir şeyler biliyor olamaz.

Böyle bir şey söylemiş olamaz.

"Olamaz! Şemsiyemi trende unuttum." "Ne sersem şeysin!"

Tek başına onu yapmış olamaz.

Bir saati olan biri saatin kaç olduğunu bilir; iki saati olan biri ise asla emin olamaz.

Onu kendi yazmış olamaz.

Çantası burada, demek ki okula gitmiş olamaz.

Sözünden dönmüş olamaz.

Böyle bir şey Japonya'da olamaz.

Kimse oraya gitmeme engel olamaz.

Okulda iyi yapmış olamaz.

Yeterli iş gücü olmayan bir ülke kendi kendine yeterli olamaz.

Adresimi unutmuş olamaz.

Onun önerisini geri çevirmiş olamaz.

Çocuk şemsiyemi çalmış olamaz.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch