Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "olanak"

Lernen Sie, wie man olanak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 22 handverlesene Beispiele.

Bir resim açın ve bir resim düzeni seçin. Bir resim açmak için "Aç"a tıklatın. Programdan çıkmak için "Çıkış"ı tıklatın. "Resim Düzeni" özelliği herhangi bir düzende göstermenize olanak tanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bilet iki kişinin girmesine olanak tanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tatoeba'nı yeni versiyonu, insanları eklemeye ve onlarda redaksiyon yapmaya olanak sağlayacak!
Translate from Türkisch to Englisch

Ödül parası dünya gezisine gitmeme olanak sağladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yavaş çalışmama olanak tanır mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch

Robotların, kendi kararlarını verebilmelerine olanak tanımak tehlikeli olabilir; çünkü sahiplerine karşı çıkabilirler.
Translate from Türkisch to Englisch

Meslekte daha fazla olanak sahibi olmak için Almanca öğreniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kapı bahçeye erişmeye olanak sağlar.
Translate from Türkisch to Englisch

İyi sağlığı onun yetmiş beş yaşına kadar çalışmasına olanak sağladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Konu hiçbir açıklamaya olanak tanımıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yanıtın çok takdir ediliyor ve bizim daha etkili biçimde hazırlanmamıza olanak sağlayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim yeni arabam her zaman herhangi bir yere gitmeme olanak sağlamaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu müzik işten sonra dinlenmenize olanak verir.
Translate from Türkisch to Englisch

O sözlüğün geliştirilmesi için birçok olanak vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni ekipman işi bir saat içinde bitirmemize olanak sağladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ev fiyatlarındaki artış onun evini büyük bir kârla satmasına olanak sağladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ekmek, erken insan toplumlarının oluşumuna olanak sağladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdiki mikroskoplar, maddenin moleküler yapısını ince detaylarla gözlemlememize olanak sağlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, enfeksiyonu durdurmak mümkün olmazsa yayılma hızını azaltmamıza olanak sağlayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Yasalar emekli olmamıza olanak sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu duvar resmi, antik zaman insanlarının yaşamlarına küçük bir bakış edinmemize olanak sağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu tek başıma yapabilmeme olanak yok.
Translate from Türkisch to Englisch