Lernen Sie, wie man olgun in einem Türkisch Satz verwendet. Über 58 handverlesene Beispiele.
Benim erkek kardeşim olgun olmayan bir çocuktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çocuk, olgun bir insan değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Elma henüz olgun değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Peter, çocuksu kızlardan bıktı ve gerçekten olgun bir kadınla tanışmak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu erikler olgun.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu üzümler olgun.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu muzlar olgun mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Olgun bir yaşa kadar yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Elma henüz oldukça olgun değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Elmalar oldukça olgun değiller.
Translate from Türkisch to Englisch
Daha olgun görünmek için sakal uzattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Olgun insanlar fikirler hakkında konuşur, aydınlar gerçekler hakkında, ve sıradan insanlar da ne yedikleri hakkında konuşurlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşlanmayı değil olgun olmayı diliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes başarabilir her şeyi, ben de olgun olmayı.
Translate from Türkisch to Englisch
Olgun olmamı kimler engelliyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Size kötülük yapanlara siz de kötülükle karşılık verdiyseniz ve verecekseniz siz olgun değilsiniz demektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes olgun ben çok hamım.
Translate from Türkisch to Englisch
Siz gerçekten olgun değil hamsınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom olgun.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeşil bir muz, yenecek kadar olgun değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Olgun muzlar sarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yaşına göre çok olgun.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçekten olgun bir bayanla tanışmak isterdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kardeşin yaşına göre çok olgun.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu bilecek kadar olgun olmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom diğer erkek çocuklardan daha yaşlı ve daha olgun görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu olgun yetişkinler gibi tartışabileceğimizi düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Olgun peyniri tercih ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz yalnızca olgun meyve topladık.
Translate from Türkisch to Englisch
O senin için çok olgun.
Translate from Türkisch to Englisch
Olgun olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Olgun yansımadan sonra, onların teklifini kabul etmeye karar verdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ham kişi başkalarını suçlayarak kendini kıymete bindirmeye çalışır, olgun kimse de başkalarının hatasını kalbini kırmadan söyler.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes olgun olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen olgun musun, çocuk musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Olgun daha iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu muzlar olgun değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar hiç olgun değiller. Dişlerinizi kıracaksınız!
Translate from Türkisch to Englisch
Olgun bir elma ağaçtan düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Olgun muzun sarı rengi vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Olgun papaya kusmuk gibi kokuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kirazlar toplamak için yeterince olgun mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Geçenlerde, trende çekici olgun bir kadın gördüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim çocuklarımız olgun.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary yaşına göre çok olgun.
Translate from Türkisch to Englisch
Yemek tarifi dört olgun domates gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch
Plan olgun değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kelebek olgun bir tırtıldır.
Translate from Türkisch to Englisch
Elma olgun.
Ben olgun bir yetişkinim.
Tom çok olgun değil.
Az sonraki program sadece olgun seyirciler içindir.
Olgun olduğunu düşünmüyor musun?
Bu muzlar olgun değiller.
Bir velet için çok olgun bir şey söyledin.
Bu elmalar henüz olgun değil.
Bu elmalardan hiçbiri henüz olgun değil.
Felix sonunda kendi başına evde kalmaya başlayacak kadar olgun.