Lernen Sie, wie man olmamış in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
O sanki hiçbir şey olmamış gibi kitabı okumaya devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir hafta içinde tıraş olmamış gibi görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanki bir şey olmamış gibi görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kazanın olmamış olmasını diliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona hiçbir şey olmamış gibi gülümsüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanki hiçbir şey olmamış gibi konuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir şey olmamış gibi yemeye devam ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin John ile dışarı çıkması kendisine sorun olmamış numarası yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hiç olmamış gibi yapalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tatmin olmamış görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ikna olmamış görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece hiçbir şey olmamış gibi hareket edemezsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hiçbir şey olmamış gibi davranıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu olayı olmamış sayabilir miyiz?
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün olan şey olmamış gibi davranalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanki Mary'nin hiç hatası olmamış gibi davranması beni üzüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir insana yapılacak en büyük kötülük, ona umut verip sonra hiçbir şey olmamış gibi gitmektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Keşke Mary'nin erkek arkadaşı olmamış olsaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom o hiç olmamış gibi davrandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun hiçbiri hiç olmamış gibi davranalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece o olmamış gibi davran.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hiç olmamış gibi davranalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hiç olmamış gibi davranacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hiç olmamış gibi davranacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir şey olmamış gibi yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom birkaç gün tıraş olmamış gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu asla olmamış gibi yapabilirdik.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece hiçbir şey olmamış gibi davran.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom biraz ikna olmamış görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir şey olmamış gibi yapalım mı?
Translate from Türkisch to Englisch
O olmamış gibi davrandım.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir şey olmamış gibi konuşmaya devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch
İkimiz hiçbir şey olmamış gibi yaptık.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir şey olmamış gibi tekrar uyumaya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam edemem.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece hiçbir şey olmamış gibi davranmaya çalış.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hiç olmamış gibi davranmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kendine bir şey olmamış gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir haftadır tıraş olmamış gibi görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
O olmamış gibi yapmayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Olmamış bir şey için endişelenmeyelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sadece hiçbir şey olmamış gibi davranamam.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen sadece hiçbir şey olmamış gibi davranamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un hiç piyanosu olmamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece hiçbir şey olmamış gibi hareket et.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz sadece bir şey olmamış gibi davranamayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir şey olmamış gibi görünüyor.
Biz sadece bu olmamış gibi davranamaz mıyız?
Bir şey olmamış gibi görünüyor.
Sanki sana bir şey olmamış gibi görünüyorsun.
Tom biraz ikna olmamış görünüyor.
Bu olmamış gibi davranamazsın.
O hiç olmamış gibi davrandı.
O bu hiç olmamış gibi davrandı.
Tom hiçbir şey olmamış gibi davrandı.
Henüz olmamış olana inan ki, gerçekleşebilsin.
Bu olmamış gibi davranamayız.
Tom sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyor.
Tom hiçbir şey olmamış gibi hareket ediyordu.
Ben o olmamış gibi davranacağım.
O olmamış gibi davranacağım.
Bu hiç olmamış gibi yapamayız.
Tom ikna olmamış göründüğümü söyledi.
Tom senin ikna olmamış gibi göründüğünü söyledi.
Sadece bu olmamış gibi yapalım.
Sadece o olmamış gibi yapalım.
Bu olmamış gibi yapalım.
O olmamış gibi yapalım.
Bu olmamış gibi davranalım.
Bu hiç olmamış gibi davrandım.
İkna olmamış görünüyorsun.
Tatmin olmamış görünüyorsun.
Tom hâlâ ikna olmamış olabilir.
Tom ikna olmamış görünüyordu.
Tom ikna olmamış gibi görünüyordu.
Tom bir haftadır tıraş olmamış gibi görünüyor.
Bu hiç olmamış gibi davranabiliriz.
Tom hala ikna olmamış ama Mary olmuş.
Liseden mezun olmamış biriyle evlenmeyi düşünür müsün?
Sadece hiçbir şey olmamış gibi yapacağız.
Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış.
Bazı şeyler hiç olmamış gibi öyle kolayca unutulamaz. Eski dosyalar gibi onları doğru çekmeceye düzenlemek yeterli. Hepsi bu kadar.
İnsanlar enerjilerinin büyük bir kısmını esasen hiçbir zaman var olmamış olan birtakım problemlerini çözmek maksadıyla harcıyorlar.
Bu pasta fena olmamış.
Bu olmamış gibi davranacağım.
Yardımı olmamış olsaydı sınavdan asla geçemezdim.
Tom bunu yapmak için motive olmamış gibi.
Hiçbir şey olmamış gibi mi davranacağız?
Öyle insanlar var ki; koyunu yemek için tilkiyle plan yapıp, kurtla öldürüp, çobanla birlikte yiyip, sahibiyle yas tutup, sonra da hiçbir şey olmamış gibi davranırlar.
Bu kullanıcı iki yıldır çevrim içi olmamış.
Ancak yine de işler kolay olmamış.
Klavye aydınlatmasını Scroll Lock tuşuna bağlamaları iyi olmamış. Program gereği o tuşu kullanmak icap ederse sıkıntı olur.
Ali'yle sık sık tartışsak da sonra hiçbir şey olmamış gibi takılmaya devam ediyoruz.
Tobias hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu.
Hiç bir şey olmamış gibi davranın.
Tom bir gün öncesinde çok içmişti ama ertesi günün sabahı sanki hiçbir şey olmamış gibi dinçti.
Hiçbir şey olmamış gibi davranalım.
Olmamış.
Tom hiçbir şey olmamış gibi davranmayı denedi.