Lernen Sie, wie man olmasın in einem Türkisch Satz verwendet. Über 78 handverlesene Beispiele.
Neden olmasın?
Translate from Türkisch to Englisch
"Sana katılabilir miyim?" "Neden olmasın?"
Translate from Türkisch to Englisch
Gençlik ve cinsiyetiyle ilgili bilgi işine karşı bir ön yargıya sebep olmasın diye Bayan Cockburn adını gizledi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, başarısız olmasın diye çok çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Geç olsun da güç olmasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu konuda hiç hata olmasın.
Translate from Türkisch to Englisch
"Neden" "Neden olmasın?"
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sana güvenmesem o mektubu yollamazdım. Asıl sorun sakın senin bana güvenmemen olmasın?
Translate from Türkisch to Englisch
Kimsenin mutsuz olmadığı bir dünya neden olmasın?
Translate from Türkisch to Englisch
Arkadaşlık bu kadar basitse olmasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Biliyorum, her şeyin zamanı var ama onunla arkadaş olmamız neden mümkün olmasın?
Translate from Türkisch to Englisch
Aşk ve sevgi görev bağlamında bir iş olarak görülüyorsa olmasın daha iyi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sana mâni olmasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu size mâni olmasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece savaşlar olmasın isterdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Dua edelim; Mary'ye bir şey olmasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Aman sabahlar olmasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayıp olmasın ama, o biraz deli.
Translate from Türkisch to Englisch
Korkun olmasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary benden duymuş olmasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Kibrin sana engel olmasın.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar, bunun farkında olsun veya olmasın, sürekli mutluluk ararlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Evet neden olmasın !
Translate from Türkisch to Englisch
Başka bir dünya savaşı asla olmasın!
Translate from Türkisch to Englisch
"Neden?" "Niçin olmasın?"
Translate from Türkisch to Englisch
Gizlimiz saklımız olmasın.
Translate from Türkisch to Englisch
"Bunu giyemem." "Neden olmasın? Sende harika durdu."
Translate from Türkisch to Englisch
Her ne olursa olsun, yüzünüzden tebessüm eksik olmasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç endişeniz olmasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Her ne yapacaksan, Tom'un yapacağından haberi olmasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Mutlu odur ki, artık hiçbir şeyde gözü olmasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Mümkünse, neden olmasın?
Translate from Türkisch to Englisch
"Bunu neden yapıyorsun?" "Neden olmasın?"
Translate from Türkisch to Englisch
Peki, neden olmasın?
Translate from Türkisch to Englisch
Evet, neden olmasın?
Translate from Türkisch to Englisch
O, sınavda başarısız olmasın diye çok çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tabii neden olmasın?
Translate from Türkisch to Englisch
Tabii ki, neden olmasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden olmasın? O benden sadece 20 yaş büyük.
Translate from Türkisch to Englisch
Emin misin? Neden olmasın?
Translate from Türkisch to Englisch
"Tom'a söylemeyeceksin, değil mi?" "Ve neden olmasın?"
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç kuşkunuz olmasın, onlar son derece tehlikelidirler.
Translate from Türkisch to Englisch
"Yürüyüşe ne dersin?" "Neden olmasın? Mutlu olurum"
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç şüphen olmasın; bu bağışı yapmada hiçbir art niyetim yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç şüphen olmasın.
Translate from Türkisch to Englisch
"Denemek istiyor musun?" "Neden olmasın?"
Translate from Türkisch to Englisch
Geç olsun güç olmasın, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir şey o kadar kötü değildir ki, iyi bir yanı olmasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Leyla'ya güveniyordu ve neden olmasın?
"İçeriye bakabilir miyim?" "Tabii, neden olmasın?"
Tabii, neden olmasın?
Geç olsun, güç olmasın.
Eksik olmasın, çok yardımcı oldu.
Tom "bana yâr olmayan başkasına da yâr olmasın" mantığıyla hareket ediyor.
Geçmiş olmasın.
Annesi Ali'nin poposuna pişik olmasın diye pudra sürdü.
"Yarın da yarın, bugün olmasın da ne zaman olursa olsun." der bütün tembel insalar.
Umalım da bu Tom olmasın.
Övünmek gibi olmasın ama, kızlarla buluşmada hiç sorun yaşamadım.
Prag'ın baharı vardı, Belgrad'ın neden olmasın?
Uzakta olsun da toprağın altında olmasın.
Profiline baktığımı görüp rahatsız olmasın diye yazdığı cümleyi çekinip çevirmedim.
Göbeği belli olmasın diye poz verirken karnını içine çekti.
Aman sabahlar olmasın!
Şifren kolay tahmin edilebilecek şeyler olmasın.
Gece gıcırtı sesi olmasın diye kapının menteşesini yağladım.
"İngilizcen çok iyi." "Normal, üniversitede filoloji okumuştum." "Filoloji ne ya? Diloloji olmasın o?"
Tahtada olsun ya da olmasın iyi satranç oynayamıyorum.
"Şimdi dışarı çıkmamalısın." "Neden olmasın?"
Neden diye sorma. Neden olmasın diye sor.
"Benim sorumu bir soru ile cevaplandıramazsın" Neden olmasın?
Tabii ki, halk savaş istemez. Nedeni ise, neden bir çiftçinin hayatını riske atmak istesin ki? En iyi senaryoda bile, sağ salim geri dönmek dışında kazanabileceği bir şey yok. Tabii ki, basit insanlar Rusya'da, İngiltere'de, Amerika'da ve Almanya'da da savaş istemezler. Bu açık. Ancak sonuçta, bir ülkenin liderleri politikayı belirleyen kişilerdir ve demokrasi, faşist diktatörlük, parlamento veya komünist diktatörlük olsun, halkı katılıma teşvik etmek her zaman kolaydır. [...] Halk, oy hakkı olsun olmasın, liderlerin emirlerini izlemek için her zaman harekete geçirilebilir. Bu çok kolay. Tek yapmanız gereken halka saldırıldığını söylemek ve barışçıllara vatanseverlik eksikliği atfetmek ve ülkeyi tehlikeye soktuklarını iddia etmektir. Bu yöntem her ülkede işe yarar.
Cereyan olmasın diye kapıyı kapattık.
Şu an hayatta olsun ya da olmasın, hangi müzisyenin canlı konserine gitmek isterdin?
Şu an hayatta olsun ya da olmasın, kimle birlikte aynı sofrada olmak isterdin ve neden?
Bu konuda hiç şüpheniz olmasın, bana karşı olan olumsuz hisleriniz karşılıklıdır.
Bunu ayıp olmasın diye sana söylemedim.
Çocuğuna söyle ki ota boka maydanoz olmasın.