Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "olmayacak"

Lernen Sie, wie man olmayacak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Eğer işinizi bırakırsanız, geriye dönüşünüz olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

" O tekrar olmayacak. "Fortunatus kendi kendine söyledi, ve tekrar birbirlerine at sürmeye başladılar. Bu defa Fortunatus'un mızrağı düşmanına o kadar güçlü rastladı ki o atından bir top gibi uçtu ve yerde ölü yatıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne söylediğin umurumda değil. O olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom birkaç hafta evde olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un endişelenmesine gerek yok. Kötü bir şey olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kesinlikle gönüllü olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary'yi gitmeye ikna etmek kolay olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Açıklamanız inandırıcı olmayacak; o gerçek olamayacak kadar imkansız.
Translate from Türkisch to Englisch

Hava açık olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Maaşıyla zengin olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım başarılı olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Gökyüzü açık olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Hava güzel olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

O uzun süre uzakta olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

O bizimle aynı fikirde olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

O, uzun ömürlü olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

O, muhtemelen başarılı olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

O, hiçbir zaman burada olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Belki o ünlü olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

O, öğle yemeği saatinde evde olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kış muhtemelen fazla karımız olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

O olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Belki de o asla ünlü olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Geçiş süreci kolay olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam yarın meşgul olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Maalesef 1:00'e kadar burada olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Fosil yakıtlar sonsuza kadar var olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Kolay olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugünden itibaren bir hafta okul olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kalbini kazanma fırsatı olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitap muhtemelen o kadar çok faydalı olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Böyle bir şey bir daha olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tekrar olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok zor olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Nihai terfinizi aldığınız zaman, nihai alışverişinizi yaptığınız zaman, mükemmel evinizi satın aldığınız zaman, birikim yapıp maddi güvencenizi sağladığınız zaman ve başarı merdivenlerinin basamaklarına tırmanıp gelebileceğiniz en yüksek noktaya geldiğinizde heyecanınız da kaybolur ve kaybolacaktır. Peki ya sonra ne olacak? Yolun sonunu görebilmek için daha ne kadar çaba sarf etmek zorundasınız? Eminim anlıyorsunuzdur; hiçbir zaman yeterli olmayacak. Öyleyse kendinize şu soruyu sormak zorundasınız: Önemli olan nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu son kez olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom uzun süre burada olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir sorun olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un şansı olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un ebeveynleri orada olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sıkıcı olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

O başarılı olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çok kötü olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu aynı olmayacak.

Bu o kadar kötü olmayacak.

Herhangi bir yararı olmayacak.

Onlara ihtiyacın olmayacak.

Ona ihtiyacın olmayacak.

Bana ihtiyacın olmayacak.

Bu eğlenceli olmayacak mı?

Ona ihtiyacımız olmayacak.

Bunlara ihtiyacımız olmayacak.

Tom'un ona ihtiyacı olmayacak.

Bu kolay olmayacak.

O kolay olmayacak.

Onun size yararı olmayacak.

O hoş olmayacak.

O zor olmayacak.

O eğlenceli olmayacak.

O yeterli olmayacak.

Sana ihtiyacım olmayacak.

Onlara ihtiyacım olmayacak.

Şansa ihtiyacım olmayacak.

Ona ihtiyacım olmayacak.

Öyle olmadı ve olmayacak.

Bu yardımcı olmayacak.

Bu asla olmayacak.

Hiçbir şey olmayacak.

Asla olmayacak.

Tom emekli olmayacak.

Nasıl ki benim isteklerim zamanında olmadı; sizin de olmayacak.

O sorun olmayacak.

Fazla zamanımız olmayacak.

Tom o kadar uzun burada olmayacak.

Tom gelecek ay burada olmayacak.

Tom bugün okulda olmayacak.

Buna tekrar ihtiyacın olmayacak.

Artık buna ihtiyacın olmayacak.

Tom seni gördüğüne mutlu olmayacak.

Tom'u ikna etmek o kadar kolay olmayacak.

Tom'u ikna etmek o kadar zor olmayacak.

Yarın Tom bize yardımcı olmayacak.

Gittiğin yerde buna ihtiyacın olmayacak.

O bana ilk kez olmayacak.

Tom'un geç kalması ilk kez olmayacak.

Annem seni görmekten hoşnut olmayacak.

Merak etme. Bu bir daha olmayacak.

2.30'a kadar hiçbir şey olmayacak.

Sana hiçbir şey olmayacak.

Size hiçbir şey olmayacak.

Hiç şansın olmayacak.

Olanlar için çok üzgünüm ama endişe etmeyin. Bir daha olmayacak.

Onu izlemek için planlanandan daha erken kalkmak zorunda kalabilirim ya da gelecek çarşambaya kadar bir şansım olmayacak.

Bu geceden sonra bu bir sorun olmayacak.

Bu bir sorun olmayacak, değil mi?

Böyle bir müzik hiç olmadı ve olmayacak.

Yakın gelecekte uzay yolculuğu artık sadece bir hayal olmayacak.

Yenmek kolay olmayacak.

Bugünün tarihi 11.12.13. Bu, bu yüzyıl yeniden olmayacak.

Maalesef bu mümkün olmayacak.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch