Lernen Sie, wie man olmuyor in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Aptal! Seni sevdiğini söylediğinde dürüst olmuyor. Hâlâ anlamadın mı? O, tam bir altın arayıcısı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom konsantre olmuyor, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Matematik problemleri benim için hiçbir zaman zor olmuyor. Sadece dikkatimi vermem gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Balıkları yakalamak zor olmuyor değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tiyatro çok basit hep zamanında geldiğiniz için olayları çözmek zor olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkeklerin boyu her zaman kızlardan uzun olmuyor, demek ki böyle bir kural yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ikna olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yardımcı olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir şey olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Her zaman doğruyu söylemek güzeldir fakat karşımızdakiler kırıcı olmuyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Fransızca şarkıları anlamak zor olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok işbirlikçi olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir şey olmuyor gibi davran.
Translate from Türkisch to Englisch
Yerli konuşmacılarla konuşmak için çok fazla fırsatlarım olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yerli konuşmacılarla konuşmak için fazla fırsatlarım olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İstediğim şeyler hiç zamanında olmuyor. Öyleyse, sizinkiler neden zamanında olsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ilk defa olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hiç yardımcı olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanların ne yapacakları belli olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ilk kez olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunlar durup dururken olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Unutma unutmadan olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok yardımcı olmuyor, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı şeyler olmadı mı olmuyor işte.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne yapsam olmuyor; aramızdaki buzlar bir türlü erimiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Henüz hiçbir şey olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu 20 Ekime kadar olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun hiçbiri gerçekten olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim aptallığım sadece pişman olmama neden olmuyor fakat aynı zamanda beni utandırıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç kimse neden bize yardımcı olmuyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom durumla hiç iyi meşgul olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O dikkatli olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary dikkatli olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Biliyorum belli olmuyor, ama gerçekten misafir yatak odasından epey ıvır zıvır attım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gerçekten yardımcı olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sadece mantıklı olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O çok yardımcı olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç kimse gönüllü olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Genelde cümle eklemek için pek zamanım olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir şeye yardımcı olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gerçekten olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu anda hiçbir şey olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin tamamen masum olduğuna ikna olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden bir şey olmuyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Orada hiçbir şey olmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne kadar da sıkıcı bir film! Hiçbir şey olmuyor!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sık olmuyor.
O iş öyle olmuyor işte.
Kot pantolonum olmuyor.
Tom'un hiç boş zamanı olmuyor gibi.
O şekilde olmuyor.
O çok fazla yardımcı olmuyor.
Bu artık pek olmuyor.
Bu bana pek sürpriz olmuyor.
Bu hemen şimdi olmuyor.
Durumu kontrol edemiyorum. Hiçbir şey beklediğim şekilde olmuyor.
Hiçbir şey bir gecede olmuyor.
Onun kendine hayrı olmuyor.
Tom henüz tıraş olmuyor.
Hiçbir şey sebepsiz olmuyor.
Tom hala tamamen ikna olmuyor.
O neden şimdi olmuyor?
Bağırmak hiçbir şeye yardımcı olmuyor.
Günboyu çok çalışmaksızın, kimse geceden gündüze meşhur olmuyor.
Hala Tom'un onu yapan kişi olduğuna ikna olmuyor musun?
Bundan rahatsız olmuyor musun?
Ondan rahatsız olmuyor musun?
Tom bize yardımcı olmuyor.
Tom tıraş olmuyor.
İlginç bir şey olmuyor.
Seninle de olmuyor, sensiz de olmuyor.
Sen olmayınca evin tadı tuzu olmuyor Tom.
Bende bir etkisi olmuyor.
Yüzünden gülücük eksik olmuyor.
Olmayınca olmuyor.
Devamlı müşterimiz çok olmuyor.
Baktın olmuyor, bakmayacaksın.
Bunu yapmak her zaman kolay olmuyor.
Tom'un şakaları her zaman komik olmuyor.
Pazartesi günleri boş olmuyor musun?
Tom'a hiç kimse yardımcı olmuyor, ama o bundan hiç şikayetçi değil.
Evrim varsa şimdiki maymunlar niye insan olmuyor?
Bu bana hiç olmuyor.
Kendime bile faydam olmuyor.
Çok gelen gidenim olmuyor.
Baktın olmuyor, daha sonra tekrar dene.
Baktık olmuyor, Ali'den yardım isteriz.
Pil şarj olmuyor.
Bende öyle olmuyor.
Böyle bir durumda çok fazla seçeneğiniz olmuyor.
Tabii bu her zaman kolay olmuyor.
Bazı durumlarda da, yakınlık öncelik olmuyor.
Bu şekilde hiçbir şey israf olmuyor.
Uçak kazalarında genelde kurtulan olmuyor.
Artık roman okumaya hiç zamanım olmuyor.
Her konuda kestirmeden gitmek mümkün olmuyor maalesef.
Kapsül formundaki ilaçları tablet formundakiler gibi bölmek mümkün olmuyor.
Her şeyi ödül ve ceza mekanizmasıyla idare etmek mümkün olmuyor.