Lernen Sie, wie man onda in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Genellikle saat onda yatarım.
Translate from Türkisch to Englisch
Toplantı saat onda başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O bana yarın sabah onda varacağını söyleyen bir mektup gönderdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Akşam, onda yatmaya giderim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom her zaman hatayı onda bulur.
Translate from Türkisch to Englisch
Günahla kazanılırsa, onda herhangi bir kazanç olmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Onda yanlış bir şey yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece saat onda evinizin yanından geçtim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bob genellikle saat onda yatmaya gider.
Translate from Türkisch to Englisch
Alice saat onda yatağa gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onda geri döneceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
O saat onda eve geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Saat onda evde miydin?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben yaklaşık onda yatağa giderim.
Translate from Türkisch to Englisch
Onda toz alerjisi var.
Translate from Türkisch to Englisch
O, onda oturuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Saat onda onunla buluşacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Alice saat onda yatmaya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Saat tam onda gel.
Translate from Türkisch to Englisch
O saat onda Tokyo'ya hareket eder.
Translate from Türkisch to Englisch
O, tam onda eve geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Her gün saat onda yatmaya giderim.
Translate from Türkisch to Englisch
Parti saat onda sona erdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Film saat onda başlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Onda hayal kırıklığına uğradım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sabahleyin yaklaşık onda ayrılacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ders onda başlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın onda sizinle görüşebilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom saat onda uyandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'yi onda uyandırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, saat onda arayacağını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Saat onda Osaka'dan Tokyo'ya hareket edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaklaşık saat onda uyumaya gittim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir dahaki sefere saat onda, 1 Haziran'da, gelecek sene buluşacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Saat onda tren var.
Translate from Türkisch to Englisch
Onda beni en çok etkileyen şey masumiyeti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu onda araması gerekiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Saat onda otelden ayrıldık.
Translate from Türkisch to Englisch
Saat onda bütün ışıkları kapadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Supermarket saat onda açılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tren saat onda gelecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Onda kusur bulduğun için zalimsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tren platforma saat onda gelecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Saat onda buraya geldi ve on birde geri gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Doktor sizi yedi Mayıs saat onda görebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onda hoşlanmadığım bir şey var.
Translate from Türkisch to Englisch
Saat onda gideceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Saat onda çıksaydı, şimdiye kadar buraya varırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onda kedi alerjisi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Saat onda buluşmamız gerekiyorken, onlarla bağlantı kuramadım. Onların kaza geçirip geçirmediğini merak ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ne yapıyorsa onda iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Her zaman onda iyiyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz Fransızca konuşurum fakat henüz onda çok iyi değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Fransızcayı seviyor ve onda iyidir.
Okulda Fransızca öğrendim ama onda çok iyi değilim.
Okuldayken daha sıkı Fransızca çalışsaydım, şimdi muhtemelen onda çok kötü olmazdım.
Cennetten bir Ruhun bir güvercin olarak geldiğini ve onda kaldığını gördüm.
Dün saat onda uyudu.
Düğün saat onda kutlandı.
İnsanların onda biri miyoptur.
Tom'un saat onda burada olması gerekiyor.
Saat onda eve gideceğim.
Saat onda eve geleceğim.
Tom gerçekten onda iyi.
Genellikle saat onda yatağa giderim.
Onda yazarlıkta adını öne çıkarma hırsı var.
Onda uygunsuz bir şey görmüyorum.
Onda ne buluyorsun?
Onda para ne arar?
Onda uzmandır.
Onda yanlış olan bir şey yok.
Trafikte sıkıştım. Saat onda orada olurum.
Her zamanki gibi saat onda yatmaya gitti.
Trenim saat altıda hareket ediyor, oraya saat onda varıyor.
Onda kötülüğün zerresi bile yoktu.
Bu kaza onda psikolojik travmaya neden oldu.
Emily gece saat onda uyumaya gider.
Ben onda iyi değilim.
Vay, sen onda iyisin.
Biz beş bin üye hayalini kurduk ama bunu yerine bu sayının sadece onda birini başardık.
Birazcık makyaj onda harikalar yarattı.
Saat onda doktorun ofisinde bir randevum var.
Paristen gelen ekspres tren saat onda varır.
Onda bir şeyler var.
Saat onda gemiye bindik.
Saat onda uyurum.
Onda oldukça iyisin.
O saat onda eve geliyor.
Dilsel güzelliğin gelişmiş algısı hâlâ onda eksik.
Onda bipolar bozukluk var.
Biraz Japonca konuşuyorum ama henüz onda iyi değilim.
Lütfen onda ne gördüğünü bana söyler misin?
Dükkanlar genellikle saat onda kapalıdır.
Bir tane de onda var.
Tam onda buluşmak için anlaşma yaptık.
Film saat onda başlıyor.
Film saat onda başlayacak.
Saat onda Amerika'ya gitmek için yola çıktım.
Onda sağduyu yok.
Neredeyse her gün onda yatmaya giderim.