Lernen Sie, wie man oradan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Lütfen sandalyeyi oradan çekin. Yolda duruyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana oradan çıkmak için bekleyemediğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un oradan çıkmasının zamanı çoktan gelmişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Oradan bir şekil ortaya çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Oradan aşağıya in.
Translate from Türkisch to Englisch
Pazartesi günü oradan ayrılmalısınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Oradan başka hiçbir yerde onu alamazsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Oradan evin çatısını görebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Ofise vardığımda, beni bekleyen bir sürü işim vardı. Kafası kesilmiş bir tavuk gibi oradan oraya koşuşturuyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
O geldiğinde onun gelişini fark etmemem için oradan uzaklaştırıldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben dipteyken bir el istedim beni oradan çıkaracak niye uzatan olmadı?
Translate from Türkisch to Englisch
Geçen gece oradan geçtim.
Translate from Türkisch to Englisch
2.30'dan biraz sonra oradan ayrıldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Oradan çık.
Translate from Türkisch to Englisch
Demokrat Parti'ye girdi ama oradan çok geçmeden ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Oradan bakınca aptal görünüyor muyum?
Translate from Türkisch to Englisch
Oradan uzakta yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Oradan aşağı iner misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Oradan nasıl kurtuldun?
Translate from Türkisch to Englisch
Oradan ayrılmak kolay değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir mucize olmadan oradan kaçamayacak, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Haydi, Tom, oradan çıkmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Oradan buradan konuştu ama yararlı bir şey söylemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece oradan geçtim.
Translate from Türkisch to Englisch
Hadi oradan Tom.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes oradan mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Oradan tek parça hâlinde çıkana dek kimseye teşekkür etmem, Tom.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u oradan çıkar.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, oradan uzak dur.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç kimse oradan canlı dönmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Oradan çıkmak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom henüz oradan geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Çekil oradan.
Translate from Türkisch to Englisch
Oradan uzak dur.
Translate from Türkisch to Englisch
Hadi oradan!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u oradan çıkarmak zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Sizi oradan çıkaracağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u oradan çıkartmak zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece oradan çık.
Translate from Türkisch to Englisch
Oradan olduğumu söyleyebileceğim hiçbir yerim yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Ailemin evi birinin oradan doğuda dağları ve kuzeyde okyanusu görebileceği yüksek bir tepede yer almaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Hadi oradan.
Translate from Türkisch to Englisch
Oradan et satın almaya son verdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Oradan uzak durun.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonra küçük Gerda, onun göğsüne dökülen, oradan kalbine nüfuz edip, buz kalıbını eriten ve orada saplanmış olan küçük cam parçasını alıp götüren sıcacık gözyaşlarını döktü.
Translate from Türkisch to Englisch
Az önce oradan geldim.
Translate from Türkisch to Englisch
Gürültü oradan bir yerden geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u oradan dışarı çıkartalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Oradan yürüyerek yoluma devam ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Oradan yeni geldim.
Benim balo elbisemi oradan satın aldım.
Şimdi oradan çıkmak zorundasın.
Fare yatağın altında oradan oraya koşturuyordu.
Oradan çıkmak istedim.
Onu oradan çıkaralım.
Onları oradan çıkar.
Onu oradan çıkar.
Ses oradan geliyor.
Hadi be oradan geri zekalı.
Beni oradan görebiliyor musun?
Oradan çıkmak zorundaydım.
İnsanlar beni oradan duyabiliyor mu?
Teşekkürler, Tom. Ben onu oradan alacağım.
Biz saat on birde oradan dışarı çıktık.
Oradan elimizden geldiği kadar hızlı çıkmak istedik.
Oradan çıksan iyi olur.
Biz oradan çıkmak istedik.
Parlak kelebekler oradan oraya uçtu.
Tom oradan uzak durmamı söyledi.
Tom oradan uzak kalmamı söyledi.
Ağzınızda bir diş fırçasıyla oradan oraya koşturmamalısın.
Neden oradan alışveriş yapıyorsun?
İnsanlar oradan geliyorlar.
Belki de oradan başlamamız gerekir.
O oradan oraya dönüp aynadan yüzüne baktı.
Tom oradan çıkmak zorunda.
Tom oradan çıkmalı.
Tom oradan çıkması gerektiğini söyledi.
Lütfen şu kutuları oradan buraya taşır mısın?
Sami oradan geliyordu.
Oradan oraya döndü durdu.
Tom oradan hoşlanıyor.
Onu sadece oradan satın alırsın.
Oradan geri zekalı gibi mi görünüyorum?
Çek oradan bir pilav üstü kuru!
Arabanın ön tekerleği nereden geçerse arka tekerleği de oradan geçer.
Hadi oradan be!
Oradan geldim.
Oradan geliyorum.
Ön teker nereden giderse arka teker de oradan gider.
Evin çatısını oradan görebilirsin.
Kitapları oradan alınız.
Oradan ne zaman ayrılacağını bilmiyorum.
Haydi oradan!
Oradan hemen in.
Oradan hemen çık.
Oradan geri dönen olmadı.
Hadi oradan be.
Ali'yle oradan buradan konuştuk.
Oradan geçen kimdi?