Lernen Sie, wie man organize in einem Türkisch Satz verwendet. Über 60 handverlesene Beispiele.
Benjamin Harrison'un kampanyası iyi organize edilmişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Patricia turnuvayı organize edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Her yıl, örgüt Frizyen dilinde yazılmış kitapları satmak için kapıdan kapıya giden gönüllülerle ilgili çok sayıda toplantı organize eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni yasa birazcık organize suçu kapsamalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Teksaslılar kendi ordularını organize etmeye başladılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Kim bu insanlardan bir ordu organize edecekti?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom işçileri organize ederek iyi bir iş yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz daha organize olmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Detayları daha sonra organize edelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary odasını organize etmeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Parti Mac tarafından organize edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Şirketimiz, tüm Japonya'da konuşlanan, iyi organize edilmiş 200 satış ofisi ağına sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir teniz kulübü organize etmeyi düşünüyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Karıncalar iyi organize edilmiş bir topluma sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir mahalle basketbol takımını organize etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Dosyalarını organize etmek için hangi metodu kullanıyorsunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Organize olmanızda bir problem yok fakat yüz kaslarınız çok fazla çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Senden daha iyi organize oldukları için bu kadar insanımız öldü, hiç kendini sorumlu hissetmiyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Organize olalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçen ay bir evlilik töreni organize ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazıları okulları tarafından organize edilen gruplarda giderler fakat çoğu iki kişilik ya da üç kişilik gruplarda giderler.
Translate from Türkisch to Englisch
İşleri sergi organize etmektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Organize miydin?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok organize.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un doğum günü partisini organize etmemde bana yardım ettiğin için teşekkürler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilgilerinizi ve materyallerinizi organize etme yeteneğiniz var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Otobüs servisi boykotunu organize etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece organize edilmen gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İş faaliyetlerimizi güçlendirmemiz için bunu yeniden organize etmeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeterince organize değildim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir arama ekibi organize edelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir arama ekibi organize etmeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar partiyi organize etmemi istiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Patronumuz bugünkü temizliği organize etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin partiyi organize etmesi için kredi almasına izin verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu politikacının organize suçlarla bağlantıları olduğundan şüpheleniliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Festival iyi organize edilmemiş.
Translate from Türkisch to Englisch
İlerleme kaydetmek için faaliyetlerini organize et, sıraya koy, düzenle.
Translate from Türkisch to Englisch
Baba'yı resepsiyonu evde organize etmeye ikna etmeyi başardım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ülkedeki muhalefet gruplarını nasıl organize ediyorlar?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu harika geziyi organize ettiğiniz için çok teşekkürler.
İşleri daha iyi organize etmeliyiz.
Güreş, Eski Yunan'da en popüler organize spordu.
Her şeyi organize eden kişi Tom'dur.
Her şeyi organize eden Tom'du.
Sami organize suç nedeniyle altı yıla mahkûm edildi.
Büyük bir parti organize ettik.
Gerçekten Tom'un organize olduğunu düşünüyor musun?
Anadoluspor takım oyunu oynayan, organize bir ekip.
Tom çok organize olmuştu.
Partiyi organize eden kişi benim.
Anadoluspor organize ataklarla gol arıyor.
İşler iyi organize edilmiş.
Organize işler bunlar.
Organize suç olasılığı da dışlanmadı.
Kosova organize suçla mücadelede ne gibi sorunlarla karşılaşıyor?
Ancak organize suç suçundan aklandı.
Yolsuzluk ve organize suçla mücadele etmeliler.
Organize suç, siyaseti ve basını kirletiyor.
Pek az şey organize olmuş cehaletten daha tehlikelidir.