Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "ortak"

Lernen Sie, wie man ortak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Birçok Asyalının ortak dili İngilizce'dir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ortak düşmanı yenmek için birlikte dövüşmek zorunda olduklarını biliyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ortak çıkarları için birlikte çalışmaktaydılar.
Translate from Türkisch to Englisch

İki başbakanın ortak hiçbir şeyi yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar, ikiz olmalarına rağmen, çok sayıda ortak ilgileri yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Rusya, Polonya, Çek ve Bulgaristan'ın ortak Slav kökleri var.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik insanlık için ortak bir dildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ondan vazgeçtim. İrlandalı rahip ve Kongolu cadı doktorun ortak neyi var?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve benim ortak yanımız yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mike ortak arkadaşları sayesinde arkadaş oldular.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary'nin ortak bir şeyi yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary'nin pek çok ortak şeyleri yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary birbiriyle geçinmiyor. Onların ortak bir şeyi yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Onunla ortak hiçbir şeyim yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary'nin birçok ortak yanı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ortak dil konuşmadıkları için Tom ve Mary o zaman birbirleriyle konuşamadılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu onların diğer uluslarla ortak neye sahip olduklarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

İkiz olmalarına rağmen, onların çok az ortak ilgi alanları var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim ortak bir şeyimiz yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların ortak bir şeyi yok.
Translate from Türkisch to Englisch

İki adamın ortak çok şeyi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onunla ortak bir şeyim yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun onunla ortak bir yanı yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim kesinlikle ortak bir şeyimiz yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların ortak bir şeyi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onunla bir sürü ortak yönüm var.
Translate from Türkisch to Englisch

Proje, üç farklı sınıftan öğrencinin ortak çalışmasıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Proje üç farklı sınıftan gelen öğrencilerin ortak bir çabasıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un Mary ile bir sürü ortak yanı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen ve ben ortak bir şeye sahibiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların pek çok ortak yanı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un Mary ile hiçbir ortak yanı yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Boşanmak için ortak bir karar aldılar.
Translate from Türkisch to Englisch

İki dilin ortak çok yanı var.
Translate from Türkisch to Englisch

İngilizce dünya çapında ortak bir dil gibidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar ortak çıkarları tarafından birbirine bağlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonun Koreli ile ortak bir şeyi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz ortak değiliz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tek ortak dilleri olduğu için birbirleriyle İngilizce konuşan Japon ve Çinli arkadaşlarım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Apartman ucuz fakat sadece ortak banyoları var.
Translate from Türkisch to Englisch

Havuz mahallede tüm çocuklar tarafından ortak kullanılır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'la Mary'den daha çok ortak yönlerim var.
Translate from Türkisch to Englisch

Yalnız çalışmak mı yoksa ortak çalışmak mı iyidir?
Translate from Türkisch to Englisch

İslam ve batı arasındaki ilişki yüzyıllar süren birliktelik ve ortak çalışma fakat aynı zamanda çatışma ve din savaşları içermektedir.

Bizim kaderimiz ortak yazılmış ama siz araya girmediniz mi?

Tom ortak oldu.

Ortak bir bildiri üzerinde anlaştılar.

Birçok ortak noktaları var.

Çok fazla ortak noktamız var.

Çok fazla ortak yanımız var.

Ortak hiçbir noktamız yoktu.

Biz rakibiz, ortak değil.

Ortak olmalıyız.

Ortak bir arkadaşımız var.

Sanırım bir sürü ortak noktamız var.

İkinizin ortak çok şeyi olmalı.

Charon gezegen Pluto'nun bir uydusu olarak kabul edilmektedir. Ancak onun çapı Pluto'nun yarı çapından daha büyük olduğu için o, eşit bir ortak olarak kabul edilmektedir; ve Pluto ve Charon bir çift gezegen olarak kabul edilmektedir.

Ortak birçok şeyimiz var.

Avrupa'nın ortak bir dili var mı?

Amerikan İngilizcesi Avrupa'nın ortak dili oldu mu?

Ortak çok şeyimiz olduğundan eminim.

Sizinle ortak bir karara varmamız lazım.

Dünyadaki bütün insanlar ortak bir atanın soyundan gelirler.

Ortak birkaç şeyimiz var.

Düşmanlarının ile dostlarının en önemli ortak özelliği; insan olduklarıdır.

İran ve Rusya ortak bir banka kuracak.

Tom ve erkek kardeşinin çok az ortak yanı var.

Tom ve benim ortak çok şeyimiz var.

Tom ikinizin çok ortak şeyi olduğunu söylüyor.

Onların hepsinin ortak neyi olduğunu merak ediyorum.

Bunu ortak bilgi olduğunu düşünüyorum.

Bir ortak buldun mu?

Ortak olmak istiyordum.

Düşündüğümden daha fazla ortak yönlerimiz var.

Ortak bir şeyimiz var.

Hepimizin ortak noktası nedir?

Onların ortak bir yönü var.

Bizim ortak başka bir şeyimiz var.

Siz ikinizin ortak bir şeyi yok.

Çok az ortak yanımız var.

Bu ikisinin çok az ortak yanı var.

Onun ve benim ortak yanımız yok.

Bizim çok ortak yanımız yok.

Sanırım ortak yanımız var.

Hiç ortak noktamız yok.

Hepsinin ortak bir yönü var.

Onların ortak neyi olduğunu merak ediyorum.

Onların bizimle ortak yönü yok.

Ortak bir sürü sempatimiz var.

Onların birbirleriyle ortak yanı var.

Çok ortak yanımız yok.

Tom ve Mary'nin ortak yönü olmalı.

Ortak çok arkadaşlarımız var.

Senin ve Tom'un ortak çok şeyiniz var.

Ortak yönlerimiz var, Tom ve ben.

Bir kural olarak, ikizlerin ortak çok şeyi var.

Onların hiç ortak yanı yok.

Onların eski nesille hiç ortak yanları yok.

Ortak çok şeyimiz olduğuna eminim.

Tom ve Mary'nin ortak ne yönleri olduğunu merak ediyorum.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch