Lernen Sie, wie man ortama in einem Türkisch Satz verwendet. Über 15 handverlesene Beispiele.
Onun davranışı ortama uygundu.
Translate from Türkisch to Englisch
O kız kısa bir eğitimden sonra benim sevebileceğim bir ortama kondu.
Translate from Türkisch to Englisch
Aklında ne olduğunu her zaman söylemek zorunda değilsin; bazen ortama göre davranma tarafsızlığı bastırır.
Translate from Türkisch to Englisch
Konuşman ortama uyuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ortama tam bir kakafoni hâkim.
Translate from Türkisch to Englisch
Davranışınız istenen ortama yardımcı değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un kıyafeti ortama uygun değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Ortama uyum sağlamaya çalıştım.
Translate from Türkisch to Englisch
Beara'nın tutuklanması ortama taze kan getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bukalemun gibi ortama göre şekil almak karaktersizlik belki, ama yılan gibi yeri gelince deri değiştirip yeni başlangıçlar yapabilmek öyle değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Nasıl bir ortama ihtiyaç duyuyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Ali bukalemun gibi her ortama uyan biri.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ortama yeni gelmedik, geri geldik.
Translate from Türkisch to Englisch
Ortama göre hareket edin.
Translate from Türkisch to Englisch
Kağnı gözden kayboldu ve yeniden ortama sessizlik çöktü.
Translate from Türkisch to Englisch