Lernen Sie, wie man osmanlı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 39 handverlesene Beispiele.
Yahudiler, İspanyol Engizisyonundan kaçtılar ve on beşinci asırda Osmanlı İmparatorluğu'na sığındılar.
Translate from Türkisch to Englisch
On altıncı yüzyılda Osmanlı Türkleri Akdeniz ve Kızıldeniz'i birleştirmek için Mısır'da bir kanal inşa etmeye teşebbüs ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Türkiye, Osmanlı Devleti'nin mirasçısıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Arnavutluk 1912'de Osmanlı Devleti'nden bağımsızlığını kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı biraz Osmanlı, biraz da Selçuklu mimarisinin izlerini taşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Osmanlı Türkçesi öğrenmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Osmanlı İmparatorluğu bunu yapmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Osmanlı Türkleri 1517 yılında Mısır'ı fethetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Konstantinopolis 1453'te Osmanlı Türklerinin eline düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Osmanlı imparatorluğu Ermenilere karşı soykırım işleseydi, onların şu anda Ermenistan adında bir ülkeleri olmazdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Osmanlı İmparatorluğu'nun en büyük padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman, Viyana'yı kuşatmak için harekete geçmiş ancak başarılı olamamıştı. Eğer Süleyman Viyana'yı ele geçirebilseydi, Avrupa'nın büyük bir bölümü Türk olacaktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Osmanlı imparatorluğunda birçok deli padişah vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tam o sıralarda da Osmanlı Devleti, Rus İmparatorluğu ile saldırmazlık paktı imzalamaya hazırlanmaktaydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu topluluk, Genel Savaş'ta yenilmiş, Osmanlı ordusu her yanda zedelenmiş, koşulları ağır bir ateşkes anlaşması imzalanmış.
Translate from Türkisch to Englisch
Osmanlı Devleti'nin çökeceğini kesinliğe yakın bir olabilirlik içinde görüyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Osmanlı yurdunun parçalanacağı korkusu karşısında Trakya'yı, olabilirse Batı Trakya'yı da birleştirerek, İslam ve Türk topluluğunu bir bütün olarak kurtarmayı düşünüyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu zavallıların, İngiltere Devleti'nin, bütünüyle, bir Osmanlı Devleti bırakmak ve korumak isteğinde olup olamayacağını bir kez düşünüp düşünmedikleri üzerinde durmak gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu derneğe girenlerin başında Osmanlı Padişahı ve yeryüzü Halifesi sanını taşıyan Vahdettin, Damat Ferit Paşa, İçişleri Bakanı olan Ali Kemal, Âdil ve Mehmet Ali Bey'ler ve Sait Molla bulunuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Düşman devletler Osmanlı Devleti'ne ve ülkesine maddi ve manevi bakımdan saldırmışlar, yok etmeye ve paylaşmaya karar vermişler.
Translate from Türkisch to Englisch
Osmanlı Devleti'nin yanında, koskoca Almanya, Avusturya-Macaristan varken hepsini birden yenen, yerlere seren İtilâf kuvvetleri karşısında, yeniden onlarla düşmanlığa varabilecek durumlara girmekten daha büyük mantıksızlık ve akılsızlık olamazdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu iki türlü karara varmış olanlar, Osmanlı Devleti'nin bir bütün olarak kalmasını düşünenlerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Osmanlı ülkesinin çeşitli devletler arasında paylaşılmasından ise, bu ülkeyi bütün olarak bir devletin koruyuculuğu altında bulundurmayı yeğleyenlerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Örneğin bazı bölgeler, kendilerinin Osmanlı Devleti'nden koparılacağı görüşüne karşı ondan ayrılmamak yollarına başvuruyor.
Bazı bölgeler de, Osmanlı Devleti'nin ortadan kaldırılacağına, Osmanlı ülkelerinin paylaşılacağına oldubitti gözüyle bakarak kendi başlarını kurtarmaya çalışıyorlar.
Gerçekte, içinde bulunduğumuz o günlerde, Osmanlı Devleti'nin temelleri çökmüş, ömrü tükenmişti.
Osmanlı toprakları bütünüyle parçalanmıştı.
Osmanlı Devleti, onun bağımsızlığı, padişah, halife, hükümet, bunların hepsi anlamını yitirmiş birtakım anlamsız sözlerdi.
Sonra, Osmanlı hanedanı ve saltanatını sürdürmeye çalışmak, elbette Türk ulusuna karşı en büyük kötülüğü istemekti.
Osmanlı Hükümetine, Osmanlı Padişahına ve Müslümanların halifesine başkaldırmak ve bütün ulusu ve orduyu ayaklandırmak gerekiyordu.
İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu'nun başkentiydi.
Ali Osmanlı şerbeti içti.
Osmanlı Devleti eşcinselliği 1858 yılında suç olmaktan çıkarmıştır.
Yapı Osmanlı temaları da taşıyor.
Ali bir Osmanlı tokadıyla adamı yere yıktı.
Bursa, Osmanlı Devleti'nin ilk başkentiydi.
Bursa, Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk başkentiydi.
Türkiye, Osmanlı İmparatorluğu'nun mirasçısıdır.
Halbuki Osmanlı Devleti’nde başta Balkanlar’daki Samakov Kasabası olmak üzere, Bilecik, Kiğı, Büyükada ve Kırklareli gibi birçok yerde demir madeni vardı.
Osmanlı döneminde ilk müsabakalardan/derbilerden biri Lahanacılar ve Bamyacılar arasında gerçekleşmiştir.