Lernen Sie, wie man otu in einem Türkisch Satz verwendet. Über 16 handverlesene Beispiele.
O, otu çekti ve onu attı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom pelin otu içerken masada yalnız oturuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kahvesine şeker yerine şeker otu koyar.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu öpmek için bir mazeret olarak ökse otu kullandım.
Translate from Türkisch to Englisch
Gözyaşı Otu çok sayıda hastalığı tedavi edebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Fesleğen, adaçayı, biberiye, kekik ve keklik otu popüler otlardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Koyunlar tarladaki otu otluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Otu çek köküne bak.
Translate from Türkisch to Englisch
Otu çek, köküne bak.
Translate from Türkisch to Englisch
Aç tilki geyiğe imrendi: O kendine yiyecek otu her yerde bulabiliyor ve her daim karnı tıka basa dolu geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İşte yeryüzünde tohum veren her otu ve tohumu meyvesinde bulunan her meyve ağacını size veriyorum. Bunlar size yiyecek olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Toprak sana diken ve çalı verecek, yaban otu yiyeceksin. Yaratılmış olduğun toprağa dönünceye dek ekmeğini alın teri dökerek kazanacaksın. Çünkü topraksın, topraktan yaratıldın ve yine toprağa döneceksin.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali küstüm otu gibi davranıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Dere otu bu.
Translate from Türkisch to Englisch
Götünü ısırgan otu yaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bir eğrelti otu.
Translate from Türkisch to Englisch