Lernen Sie, wie man oturacak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 41 handverlesene Beispiele.
Vaktiyle bir adam ve karısı vardı. İçinde oturacak evleri yoktu. Tarlalarda yaşıyorlardı ve bir ağacın dibinde uyuyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Oturacak bir şey bulalım.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kitap okuyarak saatlece oturacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Oturacak hiç sandalye yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Oturacak sandalye yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Oturacak ve konuşacak zamanım yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Kuşları beslerken sık sık orada oturacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Oturacak ve dinlenecek bir yere ihtiyacım vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Oturacak bir yere ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada oturacak mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Oturacak bir yerim yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle birlikte oturacak mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Önde kim oturacak diye münakaşa ediyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom burada oturacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece orada oturacak mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Bizimle oturacak mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Onlarla oturacak mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Onunla oturacak mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom oturacak bir yer bulmayı başardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Oturacak bir yerim olduğu için memnunum.
Translate from Türkisch to Englisch
Peki, sadece orada oturacak mısın yoksa bize yardım edecek misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'la oturacak mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Bize oturacak yer yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Oturacak bir yer arıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O burada oturacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Oturacak koltuk kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırtında bir sırt çantası olan orta yaşlı bir kadın oturacak bir yer arıyor gibi görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sarı kanepeye oturacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Sandalyenin oturacak yerinin tamir edilmesi gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, orada hiçbir şey yapmadan saatlerce oturacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendime oturacak bir yer buldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un oturacak evi yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Öne yakın oturacak bir yer bulalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Oturacak bir yer yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Boş boş oturacak biri değilim ben.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom burada oturacak, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yakında nikâh masasına oturacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom önde oturacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom öne oturacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ön yolcu koltuğunda oturacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ön koltukta oturacak.
Translate from Türkisch to Englisch