Lernen Sie, wie man oynayan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 40 handverlesene Beispiele.
Top oynayan çocuklar var.
Translate from Türkisch to Englisch
Parkta oynayan bazı çocuklar vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tenis oynayan kızı tanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O, onu ve beyzbol oynayan diğer çocukları izledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Peter Pan rolünü oynayan çocuk kim?
Translate from Türkisch to Englisch
Caddede oynayan iki çocuk vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Orada oynayan çocuğa sorabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
İsa'yı oynayan aktör oldukça yakışıklı.
Translate from Türkisch to Englisch
Parkta oynayan çocuklar yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuk parkında ebelemece oynayan bazı çocuklar vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Penceremin dışında oynayan çocukların sesini duyabiliyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Satranç oynayan insanları izlemenin çok eğlenceli olmadığını düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Oyun alanında kovalamaca oynayan bir grup çocuk var.
Translate from Türkisch to Englisch
Salıncaklarda oynayan çocuk görmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Parkta oynayan bir grup çocuk vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sokakta tam penceremin önünde oynayan bir grup çocuk var.
Translate from Türkisch to Englisch
Devletin şampiyonluğu nedeniyle sert oynayan takım tehlikedeydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Oynayan diğer çocukları seyreder ama asla kendisi katılmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Reklamda oynayan kızı tanıyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Odada iskambil oynayan dört erkek vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Orada oyun oynayan çocuğa sorabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kornasını sokakta oynayan çocuklara çaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tenis oynayan bir kız kardeşim var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gece oynayan iki takım Yomiuri Devleri ve Hanshin Tigers'tir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali dikine oynayan bir futbolcu.
Translate from Türkisch to Englisch
Anadoluspor takım oyunu oynayan, organize bir ekip.
Translate from Türkisch to Englisch
Anadoluspor'un direkt oynayan dört oyuncusu sakat.
Translate from Türkisch to Englisch
Anadoluspor'un direkt oynayan üç oyuncusu kadroda değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali ruhuyla oynayan bir oynucu.
Translate from Türkisch to Englisch
Anadoluspor total futbol oynayan bir takım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ön liberoda oynayan Ali iyi bir kesici.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali dikine oynayan bir oyuncu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali basit oynayan bir oyuncu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yıldızspor basit oynayan bir takım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ikili oynayan bir ajandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Parkta oynayan üç çocuk var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ateşle oynayan yanmayı da bilecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Futbolda kazanan her zaman en iyi oynayan ya da en iyi kadroya sahip olan takım olmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Yurt dışında oynayan lejyonerlerimiz performanslarıyla göğsümüzü kabartıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Plajda oynayan birçok çocuk vardı.
Translate from Türkisch to Englisch